11 Ağustos 2026•Güncelleme: 15 Ağustos 2026
Türkiye genelinde 2012'den bu yana dönüşümü tamamlanan konut ve iş yeri sayısı 2 milyon 369 bine yükselirken, 368 bin bağımsız bölümde dönüşüm çalışmaları devam ediyor.
"Kentsel Dönüşüm Kanunu” ile birlikte yalnızca alan bazlı değil, bireysel yapıların da dönüşümünün önü açılırken, riskli yapı tespitinden yıkım ve yeniden inşa süreçlerine kadar birçok aşama hız kazandı. Böylece ekonomik ömrünü tamamlayan veya deprem riski taşıyan binaların yenilenmesi daha etkin ve sistematik şekilde yürütülmeye başlandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından toplam 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. 2 milyon 369 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlanırken, 368 bin konut ve iş yerinde dönüşüm devam ediyor.
Kentsel dönüşüme giren konut ve iş yeri sayısı 2,7 milyonu aştı
Anadolu Ajansının (AA) "Kentsel Dönüşüm" başlıklı dosya haberinin ilk bölümünde, İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde kentsel dönüşüme giren bağımsız birim sayısı, dönüşümün en hızlı olduğu ilçe ve bölgeler ile kentsel dönüşüme en çok ihtiyacı olan yerler ele alındı.
Kentsel dönüşüm kapsamına alınan bağımsız birim sayısının yaklaşık yüzde 47'sinin İstanbul'da yer aldığı görüldü. 2012'den bu yana megakentte dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 1 milyon 274 bine yükseldi.
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinesinde "Yarısı Bizden" kampanyasından yararlanan bağımsız bölüm sayısı ise 376 bin 212'ye ulaştı.
Türkiye genelinde ise en çok dönüşüm yapılan iller İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Konya ve Elazığ olarak sıralanıyor.
Kentsel dönüşümde vatandaşlara hibe, kredi ve harç avantajları sunuluyor
Dosya haberin ikinci bölümünde, vatandaşların kentsel dönüşüm sürecinde yararlanabileceği hibe, kredi, kira yardımı ile vergi ve harç muafiyetleri gibi destek ve avantajlar ele alındı.
Bu desteklerin başında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinesinde başlatılan ve İstanbul'un tüm ilçelerini kapsayan "Yarısı Bizden" kampanyası geliyor.
Vatandaşlara ev ve iş yerlerinin dönüşümü için hibe, kredi ve taşınma yardımını kapsayan kampanyadan riskli konut sahiplerinin tümü faydalanabiliyor.
Riskli yapı tespitinde izlenecek yol ve dikkat edilmesi gerekenler
Kentsel dönüşümün başlangıç aşamasını oluşturan riskli yapı tespitinde, binanın taşıyıcı sistemi, beton ve donatı durumu gibi çeşitli teknik unsurlar incelenirken, raporun ardından vatandaşların itiraz, tahliye, yıkım veya güçlendirme süreçlerini doğru yürütmesi önem taşıyor.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı tespiti, yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından masrafları kendilerine ait olmak üzere yaptırılabiliyor. Malikler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara başvurarak binanın risk durumunun belirlenmesini talep edebiliyor.
Kentsel dönüşümde süreci uzatan sorunlara karşı uzmanlardan çözüm önerileri
Anadolu Ajansının "Kentsel Dönüşüm" başlıklı dosya haberinin dördüncü bölümünde, uzmanlar ve tüketici temsilcileri dönüşüm sürecinde yaşanan sorunları ve vatandaşların hak kaybı yaşamaması için dikkat etmesi gereken hususları değerlendirdi.
Kentsel dönüşüm sürecinde maliklerin finansman ve müteahhit seçimi sorunlarının yanı sıra ruhsat işlemlerinin uzaması, hukuki uyuşmazlıklar ve konut tesliminde yaşanan eksiklikler, dönüşümün hızını etkileyen başlıca sorunlar arasında yer alıyor.
Bina tamamlama sigortasında güvence artarken maliyet ve erişim sorunu sürüyor
Uzmanlar, müteahhidin projeyi tamamlayamaması riskine karşı tüketici ve arsa sahiplerine güvence sağlayan bina tamamlama sigortasının, özellikle kentsel dönüşümde önemli bir finansal güvence sunduğunu belirterek, ürünün daha erişilebilir ve düşük maliyetli hale getirilmesini öneriyor.
Bina tamamlama sigortasının, projelerin tamamlanamaması durumunda tüketici ve arsa sahiplerini koruyan yapısının yanı sıra müteahhitler ve finans kuruluşları açısından da çeşitli güvenceler sunduğu belirtiliyor.
Ancak ürünün kapsamının genişlemesine ve prim üretimindeki artışa karşın, sigorta şirketlerinin sayısı, reasürans kapasitesi ve maliyetler, sigortaya erişimin önündeki başlıca başlıklar arasında yer alıyor.