Yerel basında yer alan haberlere göre, 17 Eylül'de başlayan ve ülkenin farklı şehirlerine yayılarak büyüyen eylemlere çiftçiler, işçiler, öğretmenler ve veliler de destek verdi.
Başta eğitim sendikaları olmak üzere çok sayıda sendikanın çağrısıyla binlerce kişi Nantes, Lyon, Marsilya, Paris gibi büyük şehirler dahil birçok yerde eylemci gençlerin yanında olmak için sokağa çıktı.
Pankartlar ve sendika bayrakları ile yürüyüş yapan eylemciler, hükümetten lise öğrencilerinin taleplerinin karşılanmasını istedi.
Paris Emniyet Müdürlüğü başkentteki destek yürüyüşüne 20 ila 40 bin kişinin katılacağını tahmin ettiğini açıkladı.
Öte yandan liselilere yönelik polis şiddetine ilişkin eleştirilerin arttığı bir dönemde İçişleri Bakanı Laurent Nunez, polis müdahalesinin orantılı olacağı taahhüdünde bulundu.

Nunez, gün boyunca görev yapacak polislerin ancak kamu mallarına zarar verme girişimlerini engellemek için harekete geçeceğini söyledi.

Paris'teki liselilere destek eylemi yerel saatle 14.00'te Cumhuriyet Meydanı'nda başladı.
Göstericiler ellerinde "Kampüsler harap, öğrenciler harap", "Devlet okulları için daha fazla para daha az polis" ve "Eğitim görmek istiyorduk, coplandık" yazılı pankartlar taşıdı.
"Sokaklar kimin? Bizim!", "Her yerde polis var, hiçbir yerde adalet yok" ve "(Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel) Macron istifa" sloganları atan göstericiler, hükümetin eğitime daha fazla bütçe ayırmasını talep etti.

Göstericiler ayrıca sarı yelekliler hareketinin popüler hale getirdiği "Macron istemese de çalışanların onuru ve daha iyi bir dünya için buradayız" sloganı da attı.
Polisler göstericilere biber gazıyla müdahale ederken, yer yer polisler ile eylemciler arasında arbede yaşandı.
Lyon kentindeki gösteride polisler eylemcilere biber gazı ve copla müdahale etti. Kentteki Guichard Meydanı yakınlarında bir eylemci yüzünden yaralandı.
Rennes kentinde de bir eylemci polis müdahalesi sonrası başından yaralandı.
Fransız milletvekilleri polisin orantısız güç kullanımına tepki göstererek, İçişleri Bakanlığını harekete geçmeye çağırdı.
Lise Birliği Sendikasının (USL) ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, Fransa'da eylemler nedeniyle gün içinde yaklaşık 2 bin lisede eğitime ara verildi ve üniversitelerin yüzde 90'ının girişleri kapatıldı.

Paris'in de içinde bulunduğu Ile-de-France bölgesi Başkanı Valerie Pecresse, BFMTV'de katıldığı programda, şiddet olaylarının yaşandığı eylemlerin bölgeye maliyetinin 7 milyon avro olduğunu söyledi.
Eylemci gençlerin okulları ateşe vermesine ve çöp kovalarını yakmasına tepki gösteren Pecresse, kamu malına zarar veren ve disiplin cezası alan gençlere verdikleri bursları keseceklerini kaydetti.
Eylemler kapsamında 6 binden fazla kişi hakkında yasal işlem yapılırken 715'i güvenlik görevlisi, 215'i öğrenci olmak üzere yaklaşık 1000 kişi yaralandı.
Fransa'da liselilerin eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 17 Eylül'de başlattığı eylemler ülkenin farklı şehirlerine yayılarak büyümüştü.

Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, liselilerin eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle düzenlenen ve yer yer şiddet olaylarının yaşandığı eylemler nedeniyle hafta sonuna kadar liselerde eğitime ara verildiğini açıkladı.
Lecornu, Ulusal Mecliste hükümete soru faslında günlerdir devam eden ve ülke geneline yayılan lise eylemlerine ilişkin soruları yanıtladı.

Öğrencilerin ve onlara destek için sokağa inenlerin demokratik haklarını kullandıklarını dile getiren Lecornu, eylemlerde şiddete yer vermeyeceklerinin altını çizdi.
Lecornu, bazı şehirlerde eylemcilerin okulları ateşe verdiğini hatırlatarak, "Bir liseyi yakmak o lise binasının durumunu iyileştirmiyor." dedi.
Aynı şekilde bir öğretmenin öğrenciler tarafından darbedildiği olaya ilişkin de "Bir öğretmeni linç etmek öğretmen sayısını artırmıyor." ifadesini kullandı.

Aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisi Meclis Grup Başkanvekili Mathilde Panot ise hükümetin eylemleri yönetme şeklini eleştirdi.
Hükümetten liselilere baskı uygulamak yerine, gençlerin taleplerine yanıt vermesini isteyen Panot, eylemler kapsamında 5 bine yakın gencin gözaltına alındığını söyledi.
Panot, siyasi taleplere polisle değil siyasi yollarla cevap verilmesi gerektiğini vurguladı.

USL Genel Sekreteri Marius Mesnil, BFMTV'de katıldığı yayında ülke genelinde eylemlere katılımdan memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
Mesnil, öğrencilerin talepleri dikkate alınmadığı sürece eylemlere devam edeceklerini söyledi.
Ülkenin en büyük sendikalarından CGT'den yapılan yazılı açıklamada da hükümete gençlerin taleplerine derhal cevap vermesi çağrısı yapıldı. Açıklamada 8 Ekim'de öğrencilerle birlikte yeniden sokaklara inileceği duyuruldu.

Paris'in de içinde bulunduğu Ile-de-France bölgesi Başkanı Valerie Pecresse, BFMTV'de katıldığı programda, şiddet olaylarının yaşandığı eylemlerin bölgeye maliyetinin 7 milyon avro olduğunu söyledi.
Eylemci gençlerin okulları ateşe vermesine ve çöp kovalarını yakmasına tepki gösteren Pecresse, kamu malına zarar veren ve disiplin cezası alan gençlere verdikleri bursları keseceklerini kaydetti.
Öğrenci sendikalarına göre, daha iyi eğitim koşulları çağrısıyla farklı kentlerde düzenlenen gösterilere 450 bin kişi katıldı.

Fransa İçişleri Bakanlığı ise gösterilere 256 bin kişinin katıldığını açıkladı.
Bakanlık, bugünkü gösterilerde 488 kişinin gözaltına alındığını ve 43 güvenlik görevlisinin yaralandığını açıkladı. Böylece eylemlerin başından bu yana gözaltına alınan kişilerin sayısı 6 bin 500'ü aştı. Ayrıca eylemlerde çoğunluğu liseli 1000'den fazla kişi yaralandı.
Fransa'da liselilerin eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 17 Eylül'de başlattığı eylemler ülkenin farklı şehirlerine yayılarak büyümüştü.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Ombudsman'a Ulaş
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.






