WASHINGTON - Barışkan Ünal
ABD Başkanı Barack Obama'nın Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütüne yönelik yeni stratejisi "sistematik hava saldırıları, sahadaki güçleri destekleme, insani yardım ve IŞİD'e karşı uluslararası terörle mücadele faaliyetleri" olmak üzere dört ayaktan oluşuyor ama bu uzun vadeye yayılacak kapsamlı stratejisinin işleyebilmesi, ancak güçlü ve geniş bir koalisyon oluşturabilmesine bağlı görünüyor.
Obama, IŞİD ile mücadelede beklenen stratejisini açıkladı. “Kanser” olarak tanımladığı IŞİD ile mücadelenin, sınırlı yer ve zamana dayanan anlayışla çözülemeyeceğinin farkında olan Obama, bu nedenle kapsayıcı, sürdürülebilir ve uzun vadeye yayılan bir strateji izleyecek. Yeni IŞİD planını, Yemen ve Somali gibi ülkelerde yıllardan bu yana yürüttükleri terörle mücadele stratejisine dayandıran Obama’nın politika ise önceki başkan George W. Bush’un El Kaide ile mücadelesinden tamamen farklı.
Obama’nın yeni stratejisinin 4 ayağı bulunuyor.
Birincisi, IŞİD’e karşı sistematik hava saldırıları düzenlemek.
ABD, geçen ay Irak’ta hava saldırılarına başlamıştı. Ancak yeni stratejiyi ayıran nokta, artık hava saldırıları sadece Amerikan personelini koruma ve insani destek amaçlı değil, doğrudan her IŞİD hedefinin vurulması şeklinde yürütülecek olması. Yani, hava saldırılarının şekli artık “savunma” değil, “taarruz” olacak ve IŞİD’e karşı kapsamlı saldırıları içerecek.
Hava saldırıları ayağında ikinci önemli nokta, IŞİD’in Suriye’deki hedeflerinin de vurulacak olması. Obama ve yönetim yetkilileri, daha önceki açıklamalarında, IŞİD nerede olursa olsun vurmaya hazır olduklarını belirtse de hava saldırılarının Suriye’ye genişletilip genişletilmeyeceğine yönelik sorulara net olmayan cümlelerle yanıt veriyorlardı. Obama, bugün ilk kez konuya açıklık getirerek, Suriye’de hava saldırılarına onay verdi.
Ancak Suriye’deki hava saldırılarının zamanlaması net değil. ABD’li üst düzey bir yetkili, “Suriye’de hava saldırılarının yerini ve zamanını kendilerinin belirleyeceğini” söyledi. Yetkili, “Bu konuda Pentagon ile aktif olarak çalışıyoruz” dedi. Yetkili, Suriye sınırında da hava saldırılarına başlayacaklarını dile getirdi.
Koalisyon özellikle Suriye için önemli
Obama’nın stratejisinin ikinci ayağı, sahada bu teröristlerle mücadele eden güçlere destekleri artırmak.
Bu, sahada kesinlikle Amerikan muharip güçleri bulunmayacağı ve bu işi Irak’ta Irak ve Kürt güçlerinin, Suriye’de de ılımlı muhaliflerin yürüteceği anlamına geliyor.
ABD, Irak’ta, Irak ve Kürt güçlerinin eğitim, istihbarat, danışmanlık ve askeri ekipman gibi alanlarda desteğini artıracak. Bu kapsamda Obama, Irak’a ek 475 Amerikan askeri personeli gönderiyor. Bu ekibin Irak’a varmasıyla, ülkedeki Amerikan askeri personelinin sayısı 1,600’e çıkacak. Ayrıca, ABD, Irak'a 25 milyon dolarlık askeri yardım kararı aldı.
Suriye’de ise ABD, koalisyon ortaklarıyla ılımlı muhaliflerin güçlendirilmesine yardım edecek. Suriyeli muhaliflere daha çok askeri ekipman sağlamak ve onları eğitmek için Kongre’den onay isteyen Obama, bölgede de muhaliflere destek için Suudi Arabistan gibi ülkelerle işbirliğine gidecek.
Ancak IŞİD’in güvenli bölge oluşturduğu ve düzenli bir yönetim ve istikrarın olmadığı, kaos ve çatışmaların ortasındaki Suriye’de bu stratejinin işletilmesi, daha büyük çaba ve kararlılık gerektirecek. ABD’nin koalisyon arayışları da bu nedenle en çok Suriye konusunda önemli.
Amerikalı üst düzey yetkili, “Bu, sürdürülebilir bir çaba olmalı. Irak’ta IŞİD’in ivmesini tersine çevirebileceğimizi gösterdik. Ancak, operasyon alanlarını küçültmek, kapasitelerini düşürmek ve güvenli bölgelerinden çıkarmak zaman alacak, özellikle Irak’taki kadar kapasitesi olan partnerlerimizin bulunmadığı Suriye’de. Koalisyon gerekliliğinin önemli nedenlerinden biri de bu” dedi.
Stratejinin başarısı güçlü koalisyona bağlı
Obama’nın stratejisinin üçüncü ayağı ise dünya genelindeki partnerlerle çalışarak IŞİD’in fon kaynaklarını kesme çabalarını ikiye katlamak, istihbaratı artırmak, savunmaları güçlendirmek, IŞİD’in çarpık ideolojisine karşı koymak ve yabancı savaşçıların Ortadoğu’ya giriş ve çıkışını önlemek oluşturuyor. Stratejinin dördüncü ayağı ise insani yardımlara devam edilmesi.
İyi bir koordinasyon ve işbirliği gerektiren bu adımlar, özellikle geniş çaplı güçlü koalisyonun oluşturulabilmesiyle daha etkili olabilir. Bu yüzden son günlerde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, müttefik ve partnerlerle yoğun temaslarda bulunuyor.
Obama, IŞİD’i dört ayaklı stratejiyle bitirmek istiyor ama bunların hepsini ABD’nin tek başına yürütemeyeceğinin ve bu stratejinin uzun soluklu eylemler içerdiğinin farkında. Bu yüzden, Obama’nın yeni stratejisinin başarı oranı, kuracağı koalisyonun gücüne ve genişliğine bağlı olacak.