İSLAMABAD - Fakharur Rehman
Pakistan Savunma Bakanı Muhammed Asıf Havaca, Türkiye ve Pakistan'ın "her şeyi paylaşan" iki dost ülke olduğunu belirterek Ankara'nın Pakistan-Afganistan ilişkilerinin düzeltilmesinde kilit rol oynadığına dikkati çekti.
Havaca, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Pakistan ziyaretin öncesinde Türkiye-Pakistan ilişkilerini ve bölgedeki gelişmeleri AA muhabirine değerlendirdi.
Davutoğlu'nun ziyaretiyle savunma alanındaki ikili ilişkilerin yeni bir ivme kazanacağına inandığını ifade eden Asıf, "Pakistan ve Türkiye arasındaki askeri işbirliği çok iyi düzeyde. Biz her şeyimizi paylaşıyoruz. Türkiye'den askeri malzeme satın alıyoruz, ortak eğitim programları var. Benden Türkiye-Pakistan ilişkilerini izah etmemi istemeyin, biz bir aileyiz, kardeş ülkeleriz. Ekonomik, askeri, kültürel, dini bağlarımız var, ortak tarihimiz var. Sayın Başbakanın ziyaretiyle iki ülke arasındaki askeri ilişkiler daha da gelişecektir" dedi.
Terörizmle mücadelede Türkiye ile üst düzeyde işbirliğini sürdürdüklerini belirten Havaca, "Türkiye, Afganistan ile ilişkilerimizi düzeltmede kilit rol oynuyor. Teröre karşı savaşta da Türkiye sonuç verici rol oynayabilir" diye konuştu.
IŞİD tehlikesi ve Afganistan ile ilişkiler
Pakistan Talibanı'nın geçen aralık ayında Peşaver'deki okulda yaptığı katliamın, Pakistan ve Afganistan arasındaki işbirliğinin artırılmasına yol açtığını söyleyen Havaca, ilişkilerin gelişmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek gerçek huzura karşılıklı iyi niyetle kavuşabileceklerini vurguladı.
Pakistan-Afganistan sınırında bir grup Taliban militanının terör örgütü IŞİD'e biat etmesini de değerlendiren Havaca, "Bu tür terörizm Pakistan-Afganistan bölgesinde yeni değil. Suriye ve Irak'tan önce Pakistan'da vardı. Ülkemizde 1980'lerde başlamıştı. Biz, Pakistan'daki yerel terörizmi kontrol altına alırsak IŞİD tehdit oluşturamaz" ifadesini kullandı.
Pakistan ve Afganistan arasındaki ilişkilerin gelişmesinin önündeki en büyük engelin "güven eksikliği" olduğunu söyleyen Havaca, "Ancak son 4-5 aydaki siyasi ve askeri temaslarla iki ülke arasındaki güven açısından müthiş ilerleme kaydedildi. Üst düzey temaslar, bölgeye huzur getirme olasılığını kesinlikle artırmıştır. Aşiretler bölgesindeki 'Zarb-e Azb' operasyonunda sağlanan başarılar durumu değiştirmiştir" dedi.
Pakistan ve Afganistan arasındaki askeri ilişkilerin de geliştiğine işaret eden Havaca, "Afgan harp okulu subaylarının askeri eğitimi Pakistan'da başladı. Bu büyük bir gelişme. Biz, Afgan subaylarına eğitim ve teknik yardım sağlayacağız. Bu, ISAF güçleri Afganistan'dan ayrıldıktan sonra doğacak boşluğu doldurması için Afgan ordusuna yardımcı olacak" diye konuştu.
"Artık Taliban grupları arasında ayırım yapmıyoruz"
Pakistan'ın teröre karşı savaşında Batılı ülkeler tarafından eleştirildiğini belirten Havaca, şöyle devam etti:
"Uluslararası medya ve Batılı dostlarımız azmimiz konusunda kuşku duyuyor. Oysa biz çok zarar gördük. Asker ve sivil olmak üzere 50 bin kayıp verdik. Buna rağmen şüphe duymaları bizi incitiyor. 'Zarb-e Azb' operasyonuyla bu kuşkuların yok olduğunu görüyoruz. Biz artık Taliban grupları arasında ayırım yapmıyoruz. Afganistan'a tehdit oluşturan her gruba karşı faaliyet halindeyiz."
Terörle mücadelede askeri operasyonun önemine işaret eden Havaca, önceliklerinin teröristlerin barındığı yerleri yok etmek ve onlara mümkün olduğu kadar hasar vermek olduğunu söyledi. Havaca, uzun vadede ise farklı adımların atılması gerektiğini belirtti.
"Hindistan batıdaki düşmanımıza dolaylı olarak yardım ediyor"
Batıda devam eden 'Zarb-e Azb' operasyonunun başlamasından bu yana Hindistan'ın doğu sınırlarında silahlı çatışmalar çıkararak Taliban militanlarına dolaylı destek verdiğini ileri süren Havaca, şunları kaydetti:
"Operasyon başladıktan sonra Hindistan doğu sınırlarımızda silahlı çatışmalar başlattı. Demek ki Hindistan bizi hem batı ve hem de doğu sınırlarında meşgul etmeye çalıştı. Hindistan böylece batıdaki düşmanımıza dolaylı olarak yardım ediyor. Oysa komşumuz olarak bize destek vermeli ve yardımcı olmalı. Hindistan, böylesine zor durumda Keşmir'deki sınırı ihlal ederek sivil nüfusumuzu hedef aldı, dikkatimizi dağıttı. Bu doğrudan veya dolaylı olarak batı cephesindeki terörizme destek anlamına geliyor."
ABD'ye uyarı
ABD'nin, Afganistan veya bölge güvenliği için hiçbir ülkeye özel rol biçmemesi gerektiğine dikkati çeken Havaca, "ABD, hiçbir ülkeyi desteklememeli. Bu (bölge güvenliği), Afganistan, İran, Pakistan ve Çin'in ortak sorumluluğu olmalı. Çin büyük bir ekonomik güç. Onun rolü çok önemli. ABD, beğendiğini seçmemeli, kararı bölge ülkelerine bırakmalı" diye konuştu.
ABD'den bölgede siyasi olarak tarafsız kalmasını beklediğini ifade eden Havaca, ekonomik işbirliğine ise açık olduklarını, ABD'nin Hindistan ile yaptığı sivil nükleer enerji anlaşmasının benzerinin Pakistan ile de yapılmasının memnuniyetle karşılanacağını vurguladı.
Nükleer enerji konusunda Çin ile anlaştıklarını anımsatan Havaca, "Çin'in yatırımıyla Karaçi ve Çaşma kentlerinde dört nükleer santral kuruluyor. Biz nükleer enerjiden yaralanmaya başladık zaten. Çin ile ilişkilerimiz 50 yıldır devam ediyor, gelişiyor ve biz bundan gurur duyuyoruz" dedi.
Rusya ile ilişkiler
Pakistan ve Rusya arasında savunma alanındaki ilişkilerin son bir yıldır geliştiğine işaret eden Asıf, sözlerini şöyle tamamladı:
"Rusya ile savunma alanındaki ilişkilerimiz hızla gelişiyor. Rusya bize terörle mücadelede malzeme ve eğitim desteği teklif etti. Ayrıca Mi -35M tipi helikopterleri satın alıyoruz ve JF-17 savaş uçaklarımız için motorları da satın alacağız. Daha önce Çin'den alıyorduk, şimdi sertifikayı Çin'den alıp Rusya'ya verdik. Çin'in bu konuda herhangi bir itirazı yok."
Öncelik ticaret hacminin artırılması
Pakistan Başbakanı Navaz Şerif'in Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Danışmanı Sertaç Aziz, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ziyaretinde iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik konuların öncelikle ele alınacağını belirterek, Türk işadamlarının zengin iş tecrübelerinden daha fazla faydalanmak istediklerini söyledi.
Aziz, Başbakan Davutoğlu'nun Pakistan ziyaretinden önce Türkiye-Pakistan ilişkilerini ve bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Pakistan ziyareti sırasında yapılacak 4. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısının, ikili ilişkilere yeni bir ivme kazandıracağına inandığını ifade eden Aziz, "Bu ziyaret bu açıdan çok önemli. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Pakistan'a çok ilgi gösterdiğini biliyoruz. Bu nedenle Davutoğlu'nun desteği bizim için çok değerlidir" dedi.
Türk şirketleri Pakistan'da çok aktif
Ziyarette iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik konuların öncelikle ele alınacağını belirten Aziz, Türk işadamlarının zengin iş tecrübelerinden daha fazla faydalanmak istediklerini söyledi.
Başbakan Navaz Şerif'in 2013 yılı sonunda Türkiye'ye yaptığı ziyarette işadamlarıyla biraraya geldiğini ve onları Pakistan'a yatırım yapmaya davet ettiğini hatırlatan Aziz, "Son yıllarda Türk şirketleri Pakistan'da çok aktifler. Türkiye'nin bu konuda çok zengin tecrübeleri var. Bu tecrübeleri Pakistan'a daha da fazla aktarmalarını bekliyoruz" dedi.
Diğer yandan Türkiye-Pakistan arasında ticaret hacminin azaldığına dikkati çeken Aziz, iki ülke arasında ticaret hacminin, 2011 yılında 1 milyar dolara ulaştığını, ancak daha sonra 800 milyon dolara, son olarak da 600 milyon dolara kadar gerilediğini belirterek, bunu, Türkiye'nin tekstil ithalatında vergilerini artırmasıyla ilişkilendirdi.
Aziz, Türkiye ile serbest ticaret anlaşması görüşmelerini sürdürdüklerini de sözlerine ekledi.
"Çin, Afgan Talibanı ile uzlaşma toplantılarına ev sahipliği yapabilir"
Sertaç Aziz ayrıca, Afganistan ile yakın kültürel ve dini bağları bulunan, Afganistan'ın yeniden yapılanmasında çok önemli role sahip Türkiye'nin, Pakistan'ın komşusu olan bu ülkeyle ilişkilerini geliştirmesinde çok büyük katkı sunduğunu belirterek, "Türkiye, Afganistan konusunda Pakistan’a çok destek veriyor. Afganistan-Pakistan ve Türkiye arasında üçlü mekanizma sağlıklı ilerliyor" diye konuştu.
Aziz, daha önce "Asya'nın Kalbinde İstanbul Süreci Toplantıları" sayesinde 16 ülkenin biraraya geldiğini ve bunun çok önemli bir süreç olduğunu hatırlatarak, Afganistan'da iktidar değişikliğinin ardından son toplantının Çin'de yapıldığını, bu toplantıya katılan bütün ülkelerin Afganistan'da huzur ve güvenlik ihtiyacına destek verdiklerini söyledi. Aziz bir sonraki toplantının Pakistan'da yapılacağını hatırlattı.
Afganistan'daki siyasi değişim sürecinin bu ülkenin Pakistan ile ilişkilerine ve kendi iç barışına yönelik olumlu yansımalarının görülmeye başladığını ifade eden Aziz, Çin'in de bölge barışına katkı yapmaya hazır olduğunu belirtti.
Bölgenin önemli siyasal aktörlerinden Çin'in Pakistan ile birlikte Afganistan'da barışın tesis edilmesi sürecini kolaylaştırabileceğini umduğunu aktaran Aziz, şunları söyledi:
"Hiç kimse Afganistan Talibanı'nı zorla masaya oturtamaz ama Pakistan ve Çin uzlaşma sürecini kolaylaştırabilir. Sonuçta uzlaşma süreci, Afganistan'ın kendi içişidir. Bizim yardımcı rolümüz, görüşmelerde, Afganistan Talibanından hangi liderlerle temas edileceğinin belirlenmesi olabilir. Görüşmelere katılacak Afganistan Talibanı'nın liderlerini belirlemek olabilir. Eğer anlaşmaya varılırsa bu toplantılara Çin ev sahipliği yapabilir. Bu önemli ve toplu bir çaba. Çin'de yapılan İstanbul süreci toplantısında bütün ülkeler dış müdahalenin olmaması konusunda anlaşmışlardı. Afganistan'ın siyasal ve güvenlik meselelerine karışılmaması ilkesi benimsenmişti. İstanbul süreci Afganistan üzerinde bölgesel bir anlaşmayı sağlamıştır. Yeni süreçte de Afganistan'da vekalet savaşları başlatmamalıdır."
IŞİD değerlendirmesi
Sertaç Aziz, terör örgütü IŞİD'in Pakistan'daki mevcudiyetine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Aziz, Pakistan'da IŞİD'in yeterince görünür olmadığını, terörizme karşı politikalarının ve Afganistan ile ilişkileri geliştirme çabalarının IŞİD'in bu ülkede örgütlenmesinin önüne geçtiğini belirtirken, Afganistan ve Pakistan sınır bölgesinde istikrarsızlık olması halinde IŞİD gibi örgütlerin bölgeye yerleşebileceğinin farkında olduklarını söyledi.
Bu nedenle sınır güvenliğinin kendileri için "çok önemli" olduğunu vurgulayan Aziz, "Terörizme karşı politika uygulamaya koyduğumuz için IŞİD'in bölgeye giremeyeceğini umut ediyoruz. Peşaver'deki okul baskının ardından yürürlüğe koyduğumuz Ulusal Eylem Planı çerçevesinde de radikal medreseleri normalleştirme yoluna gidiyoruz. Ancak, bu zaman alacaktır" diye konuştu.
Sertaç Aziz ayrıca İslam dünyasının değişik kesimlerinde Müslümanların birbirlerini öldürdüklerine dikkati çekerek, "Bu çok üzücü. Günümüzde İslam alemi arasında birlikten başka bir seçeneğimiz yok" dedi.
Hindistan ile kriket diplomasisi
Pakistan Başbakanı Navaz Şerif'in Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Danışmanı Sertaç Aziz, komşu Hindistan ile yürütülen kriket diplomasisine değindi.
Aziz, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin, Avustralya'da devam eden Dünya Kriket Şampiyonası'ndaki Pakistan-Hindistan maçından önce Başbakan Navaz Şerif'i arayarak, başarı dilekleri ilettiğini belirterek, bu görüşmede iki ülke arasında askıya alınan barış görüşmelerinin yeniden başlamasına yönelik çabaların değerlendirildiğini söyledi.
Sertaç Aziz, Modi'nin telefon görüşmesinde Şerif'e Hindistan Dışişleri Müsteşarı'nın Pakistan'a ziyarette bulunma isteğini de aktardığını ifade ederek, "Hindistan maalesef geçen 25 Ağustos'ta planlanan dışişleri müsteşarları görüşmelerini iptal etmişti. Ancak şimdi Modi’nin telefonun ardından barış görüşmelerinin yeniden başlaması için umutluyum. Başbakan Modi, Dışişleri Müsteşarı'nın yakında Pakistan'a gelmek istediğini belirtti. Ancak, bu ziyaretin iki ülke arasında anlamlı görüşmelerin başlamasına ön ayak olup olmayacağını zaman gösterecek. Tabii, bu buzların erimesi için de iyi bir başlangıç olacaktır" dedi.
Aziz, Hindistan’a iki ülke arasındaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesi için baskı yapıldığı ya da bu yönde ikna edildiği görüşünde olduğunu sözlerine ekledi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


