Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yeni tip koronavirüs
(Kovid-19) salgını nedeniyle birçok sosyal ve toplumsal kuramın yeniden
tasarlandığı bir sürecin yaşandığını belirterek, "e-Ticaret hacmi,
Ticaret Bakanlığımızın yayımlandığı en güncel veri olan Haziran 2020
itibarıyla bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 93 gibi rekor bir
artış gösterdi." dedi.
Bakan Varank, TÜBİTAK tarafından düzenlenen "COVID-19 ve Toplum"
etkinliğinin açılışında, video konferans yöntemiyle yaptığı konuşmada,
küresel salgının, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de birey
davranışlarını, toplum psikolojisini, eğitim-öğretim yöntemlerini ve
ticari faaliyetleri derinden etkilediğini söyledi.
Salgının
neden olduğu çok boyutlu bu etkilerin anlaşılmasına ve çözüm önerileri
geliştirilmesine yönelik özgün çalışmalara ihtiyaç duyulduğuna dikkati
çeken Varank, bu ihtiyaca yönelik, salgının daha başlangıç döneminde,
"COVID-19 ve Toplum: Salgının Sosyal, Beşeri ve Ekonomik Etkileri,
Sorunlar ve Çözümler" çağrısını açtıklarını anımsattı.
Varank,
160 farklı kurumdan 682 proje önerisinin sunulduğu çağrı kapsamında
destek alan 97 projenin bulgularının etkinlikte paylaşılacağına işaret
ederek, "Salgının toplum psikolojisinden kültür-sanata, özel
gereksinimli bireylerden yaşlılara, eğitimden iş gücü piyasasına,
tedarik zincirlerinden vergi politikalarına kadar birçok alandaki
etkilerinin analiz edildiği bu çalışmalar, karar alıcılara ve
uygulayıcılara yol gösterici nitelikte katkılar sağlayacak." diye
konuştu.
Destek verilen projeler arasında, salgın
sürecine yönelik birçok somut çözüm ve önerinin ortaya konulduğu
uygulamalı çalışmaların da yer aldığını ifade eden Varank, bu
çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
Varank, TÜBİTAK vasıtasıyla sosyal bilimler alanındaki başarılı çalışmalara destek olmaya devam edeceklerini bildirdi.
"Yeni normale uyum sağlayabilenler yeni dönemin kazananı olacak"
Salgın
nedeniyle birçok sosyal ve toplumsal kuramın yeniden tasarlandığı bir
sürecin yaşandığını vurgulayan Varank, şunları kaydetti:
"Adrese
Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerinin yayımlanmaya başlandığı 2007'den
bu yana İstanbul'un nüfusunun ilk kez düştüğüne şahit olduk. Tek başına
bu gösterge bile Kovid-19'un bireysel tercihler ve karar denklemleri
üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu göstermeye yeterli. ILO
tahminlerine göre, pandemi öncesinde yüzde 8 civarında olan evden
çalışma oranı, pandemiyle birlikte gelişmiş ülkelerde yüzde 25'e
yükseldi. Beklentiler, pandeminin etkileri geçse dahi özellikle beyaz
yakalı çalışanlarda bu artışın önemli bir bölümünün kalıcı olacağı
yönünde. Uzaktan alışveriş de salgın süreciyle birlikte daha yoğun bir
şekilde hayatımıza girdi. Daha az nakit kullanıyor, kartla daha fazla
alışveriş yapıyoruz. Kredi kartıyla yapılan market ve alışveriş
merkezleri harcamaları pandemi öncesine göre yaklaşık yüzde 60 arttı.
e-Ticaret hacmiyse Ticaret Bakanlığımızın yayımlandığı en güncel veri
olan Haziran 2020 itibarıyla bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 93
gibi rekor bir artış gösterdi."
Dijitalleşme
alanında yaşanan ani dönüşümün kayıt dışılığın azaltılmasından verginin
tabana yayılmasına kadar birçok faydalı dışsallıklar doğurduğunu
belirten Varank, diğer taraftan, salgının başlangıç döneminde yaşanan
arz şoklarının, uluslararası ticarette korumacılık eğilimlerini
güçlendirdiğini dile getirdi.
Bu durumun, arz kaynaklarına yakın olmanın önemini artırdığını ifade eden Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Önümüzdeki
dönemde devletlerin ve uluslararası şirketlerin ekonomi ve yatırım
kararlarında muhtemelen çok önemli trend değişimleri göreceğiz. Küresel
salgının hızlandırdığı yapısal dönüşümü öngörebilen, tedbirlerini
zamanında alarak yeni normale uyum sağlayabilen birey, işletme ve
devletler yeni dönemin kazananı olacak. Hükümet olarak biz de yaşanmakta
olan bu değişimi yakından takip ediyor, imalat sanayisinden turizme,
eğitimden sağlığa tüm altyapımızı yeni döneme hazır hale getirmek için
yoğun bir mesai harcıyoruz. Bu süreçte bilim insanlarının yapacağı ufuk
açıcı analizler, proje ve öneriler, süreci yönetmemizde bize çok
kıymetli girdiler sağlayacak."
"Salgının yıkıcı etkilerini kolay yönetebildik"
Aşı
uygulamalarındaki başarılı sonuçların geleceğe dair umut vermekle
birlikte, salgının hızının henüz kesilemediğini kaydeden Varank,
Türkiye'nin de aralarında yer aldığı sağlık altyapısı güçlü, sosyal
güvenlik sistemi sağlam ülkelerin, salgının yıkıcı etkilerini çok daha
kolay yönetebildiğini, diğer ülkelerinse Kovid-19 ile mücadelede
zorlandığını vurguladı.
Varank, bu süreçte tüm
kurumlarla koordinasyon halinde, dinamik ve dengeli adımlar attıklarını
hatırlatarak, "Gerek sağlık, gerek ekonomi alanında ortaya çıkan
değişimlere hızla adapte olabildik. Üretim imkanlarımızı en doğru
biçimde seferber ettik. Birçok alt sektörde faaliyet gösteren imalat
sanayisi altyapımız, tarımsal üretim gücümüz, Ar-Ge ve inovasyon
becerilerimizle dünya genelinden pozitif ayrışmayı başardık."
değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomik ve sosyal
açıdan salgının zirve noktasını beklenenden çok daha az hasarla geride
bırakmayı başardıklarına işaret eden Varank, "Bu dönemde ülkemizi
ileriye taşıyacak çalışmaları da asla ihmal etmiyoruz. 'Milli Teknoloji
Hamlesi' vizyonumuzdan taviz vermiyor, sürdürülebilir kalkınmanın
anahtarı olan Ar-Ge ve inovasyona yönelik faaliyetlerimize hız kesmeden
devam ediyoruz. Ülkemizin uzay alanındaki 10 yıllık hedeflerini ve yol
haritasını içeren 'Milli Uzay Programı'nı ilan ettik. Hedefimiz
Türkiye'yi uzay alanında bir üst lige çıkarmak." dedi.
"2020'yi pozitif ekonomik büyümeyle kapatacağımız netlik kazanmış oldu"
Varank,
Türkiye'nin sanayi üretimi bakımından Kovid-19 sürecinde tüm dünyaya
örnek bir performans gösterdiğine dikkati çekerek, "2020 yılını pozitif
ekonomik büyümeyle kapatacak birkaç ülkeden biri olacağımız bu verilerle
artık netlik kazanmış oldu." diye konuştu.
İmalat
sanayisinin yurt içi ve yurt dışı taahhütlerini gerçekleştirme
noktasında salgın döneminde ortaya koyduğu bu örnek performansın, tüm
dünyanın ve küresel yatırımcıların Türkiye'ye yönelik ilgisini de
artırdığını belirten Varank, "2021'e ilişkin öncü göstergeler,
geleneksel pazarlarımızdaki ikinci dalga tedirginliğine karşın imalat
sanayimizin 2020 yılının son çeyreğinde yakaladığı ivmeyi koruduğunu
gösteriyor. Yakında ilan edeceğimiz hukuk, demokrasi ve ekonomi
alanındaki reform paketleriyle ülkemizi doğrudan yatırımlar bakımından
çok daha cazip hale getirmeyi hedefliyoruz." ifadesini kullandı.
Bakan
Varank, işletmelerin ve çalışanların üzerindeki yükü hafifletmek,
sürece uyum kabiliyetlerini artırmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı özelinde de birçok yeni mekanizmayı devreye aldıklarını ve
sağladıkları desteklerde proje sahipleri lehine esnemeler yaptıklarını
anımsattı.
Açtıkları çağrılarla yoğun bakım
cihazları, tanı kiti, maske, ilaç, dezenfektan, koruyucu malzeme,
bilişim uygulamaları ve aşı konularındaki projelere destek
sağladıklarını aktaran Varank, kalkınma ajansları aracılığıyla da
salgının bölgelerdeki sosyoekonomik etkilerinin hafifletilmesine dönük
çalışmalar yürüttükleri bilgisini verdi.
"Girişimci Bilgi Sistemi'ni kurduk"
Mustafa
Varank, kalkınma ajansları bünyesinde "COVİD-19 ile Mücadele ve
Dayanıklılık Programı" ile salgın riskinin Türkiye'de yayılımını en aza
indirmeye yönelik acil çözüm sunan projeleri desteklediklerini, bu
kapsamda 63 projeye 42,9 milyon lira katkı verdiklerini bildirdi.
Salgına
karşı yürütülen yerli ve milli aşı ile ilaç çalışmalarına da Bakanlık
olarak öncülük ettiklerini belirten Varank, "COVID-19 Türkiye
Platformu'nda 47 farklı kurum ve kuruluştan, 436 araştırmacı, aşı ve
ilaç geliştirme odağında bir araya geldi. Bu platform aracılığıyla aşı,
ilaç ve tanı kitleri alanlarındaki Ar-Ge projelerini fonluyor ve
koordine ediyoruz." ifadesini kullandı.
Varank,
uyguladıkları politikaların etki analizlerini yapmak ve işletmelerin
verimlilik düzeylerini ölçmek üzere Bakanlıkta "Girişimci Bilgi
Sistemi"ni kurduklarına dikkati çekerek, "Kurum dışından araştırmacılara
da açık olan bu sistemde, Türkiye'deki tüm işletmelerin bilanço ve
gelir tablosu gibi finansal verilerini, ürün-ülke seviyesindeki dış
ticaret kayıtlarını ve çalışan seviyesindeki sosyal güvenlik kayıtlarını
panel veri setleri olarak bir araya getirdik." değerlendirmesinde
bulundu.
Sosyal bilimlerde veriye dayalı analiz
ve kantitatif yöntemlerin dünyada giderek daha yaygınlaştığını
vurgulayan Varank, şöyle devam etti:
"Siz
değerli akademisyen ve araştırmacılarımız, Bakanlığımıza gelerek bu
verilerle çalışabilir, ülkemizin sosyoekonomik sorunları ve politikaları
üzerine betimsel ve ekonometrik nitelikli analizler yapabilirsiniz. Son
dönemde Girişimci Bilgi Sistemi'ni kullanan birçok araştırmacı başarılı
makalelere imza attı."
"Etkinlik 2 gün sürecek"
TÜBİTAK
Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da "COVID-19 ve Toplum" başlığı altında
sosyal ve beşeri bilimler alanında aldıkları proje önerilerinden
97'sinin desteklendiğini ve projelerin 1 Haziran 2020'de başlayarak, 31
Aralık 2020'de sonuçlandığını dile getirdi.
Sosyal
ve beşeri bilimler odaklı Kovid-19 sürecini üniversite, sanayi, kamu ve
toplum iş birliğiyle yönettiklerini belirten Mandal, "Bugün ve yarın
elde edilen bulguların ve öngörülerin paylaşılacağı, ulaşılan hedeflerin
anlatılacağı, durum değerlendirmesinin yanı sıra geleceğe yönelik
önerilerin yapılacağı oturumlarla etkinlik devam edecek." bilgisini
paylaştı.