ANKARA
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu.
Başbakan Yardımcısı Şimşek, "Yakın dönemde kredi notu düşürülen Rusya ve Brezilya var. Kredi notları düştükten sonra Rusya ve Brezilya piyasalarının tepkisi Türkiye'ye göre çok daha ağırdı. Kredi notu düşüşünün Brezilya ve Rusya'ya etkisi Türkiye'ye göre çok daha derin oldu. Türkiye piyasalarına kredi notu düşüşünün yansımalarının sınırlı olması şunu gösteriyor, Türkiye'nin temelleri diğer gelişmekte olan ülkelere oranla daha sağlam." diye konuştu.
Şimşek, kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in not indirimine gitmesinin etkilerinin sorulması üzerine, "Önemsiz değil ama dünyanın sonu da değil. Neden? Çünkü yatırımcılar sadece Moody's'e, S&P'ye ve Fitch'e bakmazlar. Aslında piyasalar kredi derecelendirme kuruluşlarına göre hem çok çok daha hızlı hareket ederler, hem daha nitelikli analiz yaparlar, hem de geriden takip etmezler." dedi.
Türkiye'nin aynı anda çok fazla cephede mücadele verdiğini vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:
"Moody's'in, diğerlerinin kararlarına tepkimizi Türkiye'nin temellerini daha da sağlamlaştırarak koyacağız. Türkiye'nin eksikliklerini gidererek, temel yapısal sorunlarını çözerek cevap vereceğiz. Duygusal tepkiler olabilir ama önümüze bakacağız. Türkiye, Moody's, S&P veya başkalarıyla bu noktaya gelmedi. Milletin güçlü desteği olduktan sonra, Türkiye'nin birliği, beraberliği korunduktan sonra, siyasi istikrar devam ettiği müddetçe Türkiye bütün bu sorunların üstesinden gelecektir. Kredi notumuzu da inşallah tekrar yükselteceğiz. Çalışacağız, çabalayacağız, çünkü eninde sonunda güneş balçıkla sıvanmaz."
Şimşek, "Aslında Standard and Poor's'un not indirimi diğer kuruluşlar üzerine aşağı yönlü baskı yaratmıştır. Keşke bizimle diyalog kursalardı. Darbenin etkilerinin ne kadar geçici olacağını konuşsaydık belki Standard and Poor's bu kadar aceleci davranmazdı. Nitekim daha sonradan Ankara'ya geldiler. Görüşmelerde benim edindiğim izlenim, aceleci tavırlarından pek memnun değiller. Kasım ayında tekrar bir gözden geçirme gündeme gelebilir." dedi.
Başbakan Yardımcısı Şimşek, MGK'nın OHAL'in uzatılmasına yönelik tavsiye kararına ilişkin de "Milletimizin temel hak ve özgürlüklerini garanti altına alacak, ülkemizin huzurunu, barışını, kardeşliğini pekiştirecek geçici bir karar. Dolayısıyla 3 ay daha uzatılması tavsiyesinde bulunuldu. Hükümet olarak tabii ki bunu değerlendireceğiz ve ona uygun olarak da gerekeni yapacağız." diye konuştu.
Şimşek, yargıda karşılaşılan sorunlara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"17-25 Aralık sürecinde nasıl politize olduğunu yani yargının bir kısmının milletimize, kanunlara Anayasa'ya karşı sorumluluğunu bir kenara itip 10 bin kilometre öteden birilerinin talimatıyla hareket ettiğini gördük. Bu adalet sisteminin reforme edilmesi lazım. Adalet sisteminin hızlandırılması, performansa dayalı olması lazım. Adalet sisteminin bu veya şu ideolojinin etkisi altında hareket etmemesi lazım. Onun bunun talimatlarıyla hareket eden değil, bağımsız, Türkiye'nin menfaatlerine uygun, milli iradeye, millete karşı sorumlu, gücünü milletten alan, hesabı millete veren bir adalet sistemine ihtiyacımız var. Bu konuda reform gerekiyor.
Dışarıda diyorlar ki "Bu kadar hakim ve savcıyı görevden uzaklaştırdınız, böyle bir hukuk devleti olabilir mi?' Ben diyorum ki aklını, iradesini 10 bin kilometre öteden birilerine satmış yargı mensuplarının yargıdan temizlenmesi hukuk devleti ilkesini pekiştirir, zayıflatmaz. Politize olmuş, onun bunun talimatlarıyla hareket eden bir yargı zaten niteliğini kaybetmiştir. Esas şimdi hukuk devletini, Türkiye'nin demokrasisini güçlendiriyoruz. O nedenle çok rahatız."
Şimşek, son yıllarda Türkiye'nin başına gelmeyen felaket kalmadığını, Fetullahçı Terör Örgütü ile mücadele edilirken yurt içinde ve dışında bunu anlatmakta güçlük çektiklerini söyledi. Mehmet Şimşek, "Zaman zaman uluslararası basınla sohbet ederken Dan Brown'ın kitaplarındaki komplolara, Jason Bourne filmlerine benziyor dedim. Akıl erdiremeyeceğiniz bir gizlilikte ve illegal yollarla iktidarı, devleti ele geçirmeye çalışan uluslararası ve yerel yapıdan, 170 ülkede faaliyet gösteren bir yapıdan, terör örgütünden bahsediyorsunuz. Türkiye bu badireyi atlatmaya çalışıyor. Bununla mücadele devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Başbakan Yardımcısı Şimşek, "Sisteme yeniden yapılandırmada bir faizi empoze etmemizin imkanı yok. Sadece kredi kartlarında Merkez Bankamızın aylık faiz üst limiti var, o dikkate alınacak." diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Türkiye, teröristlerle onların anladığı dilde konuşurken bir taraftan da yaraları sarmak, vatandaşları kucaklamak ve bölgede istihdam yaratmak için ne gerekiyorsa yapıyor ve yapacak." dedi.
Şimşek, terör saldırılarının Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki yatırımları nasıl etkilediğinin sorulması üzerine, bölücü terör örgütünün en büyük zulmü Kürtlere yaptığını belirterek, devletin büyük teşviklerine, altyapıdaki, eğitimdeki yatırımlarına rağmen bugün hala bölgede işsizlikten, yatırımların eksikliğinden bahsediliyorsa bunun bir tek müsebbibinin bölücü terör örgütü olduğunu söyledi.
Bölücü terör örgütünün bölgedeki iş adamlarına özellikle çözüm süreci döneminde büyük zulümler yaptığına dikkati çeken Şimşek, yatırımın, güvenin ve huzurun olduğu yere gideceğini, özel sektörün bu kaygılarını anladıklarını ifade etti.
"Böyle olsaydı çözüm sürecinde silahların bırakılması ve terörün terk edilmesi lazımdı. Gittiler, bölgedeki kargaşadan nemalandılar. Daha çok militan devşirdiler, daha çok zulüm yaptılar millete. Neredeyse paralel bir yapılanmaya gittiler. Bu şunu gösterdi, bölücü terör örgütünün derdi Kürt kardeşlerimizin hakkı, hukuku, kalkınması değildir. Bölücü terör örgütünün bu eylemlerine şaşırmıyoruz, sürpriz değil. Bölücü terör örgütünün derdi bölgeyi geri bırakmak, sefaleti, fakirliği ve cehaleti artırmaktır, bölgedeki kanı ve göz yaşını artırmaktır. Bölücü terör örgütü bunun istismarı üzerinden siyaset güdüyor. Bunun istismarı üzerinden varlığını sürdürebiliyor."
Şimşek, bölgedeki Kürtleri hep kucakladıklarını, kucaklamaya devam edeceklerini, bütün Türkiye için demokrasi standartlarını daha da iyileştireceklerini belirterek, "Teröre rağmen daha çok demokrasi, daha çok hak ve özgürlük, teröre rağmen devlet olarak biz daha çok yatırım yapacağız. Teröre rağmen kardeşliğimizi daha da pekiştireceğiz. Ben inanıyorum ki Kürt kardeşlerimiz bunu çok iyi biliyorlar ama örgütün geçmişteki alan hakimiyetinden dolayı seslerini çıkaramıyorlardı. Artık o da geride kaldı. Türkiye teröristlerle onların anladığı dilde konuşurken bir taraftan da yaraları sarmak için, vatandaşları kucaklamak ve bölgede istihdam yaratmak için ne gerekiyorsa yapıyor ve yapacak." değerlendirmesinde bulundu.
Muhabir: İbrahim Yılmaz, Göksel Yıldırım
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
