Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin bu yılki 19'uncu durağı Ankara oldu.
Başkent, 19-27 Eylül'de konserlerden sergilere, söyleşilerden sahne performanslarına, çocuk etkinliklerinden atölyelere ve gastronomi etkinliklerine uzanan programla beşinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali'ne ev sahipliği yapıyor.
Ersoy, program kapsamında "Ankara Resimleniyor", "Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması", "Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu" ile ASELSAN'ın "İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu" sergilerini ziyaret etti.
Bakan Ersoy, festival rotasındaki "Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu" sergisinin açılışını Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo ile yaptı.
Ersoy, ziyaretleri sırasında yaptığı değerlendirmelerde, bu dört serginin Türkiye Kültür Yolu Festivali ile oluşturmak istedikleri kültür ve sanat ortamını çok güzel anlattığını söyledi.
Ankara Kültür Yolu Festivali'nin açılışını CSO Ada Ankara'da dört sergiyi ziyaret ederek gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, başkentin tarihini ve mimarisini ressamların gözünden yeniden gördüklerini, genç tasarımcıların Ankara'ya bakışını afiş tasarımları üzerinden keşfettiklerini söyledi.
Ersoy, Türk ve Kore kültürlerinin geleneksel sanatlarında buluştuklarını, teknolojik üretimden geriye kalan malzemelerin sanatla nasıl yeni bir değer kazanabildiğine tanıklık ettiklerini ifade etti.

İkinci kez gerçekleştirilen "Ankara Resimleniyor" projesinin başkentin kültürel hafızasına sanat yoluyla önemli bir katkı sunduğunu belirten Ersoy, farklı sanat anlayışlarına sahip ressamların Ankara'nın tarihi yapılarını, mimari zenginliğini ve değişen kent yaşamını kendi yorumlarıyla tuvale taşıdıklarını söyledi.
Her eserde aynı şehrin farklı bir yönünü ve farklı bir hikayesini görmenin mümkün olduğunu kaydeden Ersoy, Ankara'nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması vesilesiyle bu çalışmaya ayrı bir önem verdiklerini ifade etti.
Başkentin Türk dünyasındaki tarihi ve kültürel yerini vurgulamayı, mimari mirasını sanat aracılığıyla ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtmayı amaçladıklarını belirten Ersoy, ortaya çıkan eserlerin Ankara'nın bugününe tanıklık ederken gelecek kuşaklara da şehrin kimliğini anlatan birer belge niteliği taşıdığını söyledi.

Başkenti sanatla anlatan bir diğer çalışma ise "Başkent Ankara" konulu "Genç Sanat: 7. Afiş Tasarım Yarışması" oldu.
Ersoy, Ankara'nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti olması kapsamında düzenlenen yarışmayla Anadolu’nun ve Milli Mücadele'nin kalbinde yer alan şehre dikkati çekmeyi, turizm başkenti kimliğine ilişkin farkındalığı artırmayı ve genç tasarımcıları desteklemeyi amaçladıklarını söyledi.
Gençlerin Ankara'yı kendi tasarım anlayışlarıyla yorumlamalarını ve şehrin tanıtımına yaratıcı fikirleriyle katkıda bulunmalarını çok kıymetli bulduğunu ifade eden Ersoy, onların üretimlerini görünür kılmanın ve sanatseverlerle buluşturmanın kültür ve sanat alanındaki çalışmaların önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti.
Bakan Ersoy, "Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu" sergisinde iki köklü kültürün sanat aracılığıyla kurduğu bağın görüldüğünü söyledi.
Ersoy, Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin geleneksel Kore halk sanatı Minhwa eserlerini festivalde sergileme önerisini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, bu öneriyi Minhwa ile minyatür sanatını bir arada sunacak bir buluşmaya dönüştürdüklerini ifade etti.
Farklı tarihi ve toplumsal birikimlerden doğan iki resim geleneğinin renklerin taşıdığı anlamlar, hikaye anlatma biçimleri ve kompozisyon anlayışlarıyla birbirine yakınlık gösterdiğini kaydeden Ersoy, her iki geleneğin kendi kültürünün dünyaya bakışını yansıttığını ve birlikte sergilendiklerinde birbirini anlamak için yeni imkanlar sunduğunu söyledi.
Türkiye ile Kore arasındaki dostluğun kültür ve sanat alanındaki bu tür buluşmalarla daha da güçlenmesini önemsediklerini belirten Ersoy, sanatçıların birbirlerinin birikimlerini tanımalarını, birlikte üretmelerini ve yeni işbirlikleri geliştirmelerini desteklediklerini ifade etti.
Ersoy, Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Sukjong Boo'ya, Kore Uluslararası Minhwa Derneği Başkanı ve Kyung Hee Üniversitesi Profesörü Lee Kyu-wan'ın şahsında Koreli sanatçılara, Kore Kültür Merkezi Sanat Grubu'na ve minyatür geleneğini yaşatan sanatçılara teşekkür etti.
ASELSAN'ın "İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu" sergisinin son derece anlamlı bir çalışma olduğunu belirten Bakan Ersoy, ülkenin teknolojik bağımsızlığı için kritik teknolojiler geliştiren ASELSAN’ın üretim gücünü sanat ve çevre duyarlılığıyla buluşturduğunu söyledi.
İşlevini tamamlamış elektronik ve endüstriyel malzemelerin farklı ülkelerden sanatçıların ellerinde yeni bir anlam ve estetik değer kazandığını ifade eden Ersoy, at, kedi, albatros, keçi ve kurt figürlerinden oluşan beş eserin, atık olarak görülen malzemelerin yaratıcılıkla nasıl yeniden değerlendirilebileceğini gösterdiğini kaydetti.
Ersoy, bu yaklaşımı kaynakların daha bilinçli kullanılması ve gelecek nesillere karşı sorumluluğun hatırlatılması bakımından kıymetli bulduğunu belirtti.
Festival kapsamında daha önce Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi ve Bursa Merinos Atatürk Kültür Merkezi'nde sergilenen eserlerin Ankara'nın ardından İstanbul Atatürk Kültür Merkezi, İzmir Kültür Sanat Fabrikası ve Antalya'da da ziyaretçilerle buluşacağını bildirdi.
Bakan Ersoy, "Bütün Ankaralıları ve başkentimizi ziyaret eden misafirleri CSO Ada Ankara'daki dört sergiyi görmeye ve Ankara Kültür Yolu Festivali'nin etkinliklerine katılmaya davet ediyorum." dedi.

Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında 42 farklı mekanda 518 etkinlik düzenlenecek. Festival programında 50'den fazla "Lezzet Noktası" yer alacak.
Festivalde ayrıca 1 bale temsili, 2 müzikal, 1 opera temsili, 3 dans gösterisi, 1 dinleti, 7 çocuk oyunu, 24 sergi ve yerleştirme, 2 sergi tanıtımı ve söyleşi ile 12 söyleşi yer alacak.
Başkent Millet Bahçesi'nde kurulacak ana sahnede Gökhan Türkmen, Hakan Altun, Derya Uluğ, Poizi, Sefo, Serkan Kaya, Ceza, Ebru Yaşar ve Özcan Deniz sahne alacak. Aynı alanda çocuklar için bir "Çocuk Köyü" kurulacak.
Festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri, Müzik Direktörü Michael Ibrahim yönetimindeki Ulusal Arap Orkestrası ile Filistinli vokalist Nai Barghouti'nin CSO Ada Ankara'da vereceği konser olacak. Orkestra, Arap dünyasının müzik geleneklerini ve seçkin repertuvarını Ankara'da sanatseverlerle buluşturacak.
Şef Vasily Petrenko yönetimindeki dünyaca ünlü Royal Philharmonic Orchestra da piyanist Elisabeth Leonskaja'yı ağırlayacağı konserle Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne alacak.
Ankara Devlet Opera ve Balesi, Wolfgang Amadeus Mozart'ın "Don Giovanni" operasını piyanolu konser versiyonuyla sahneleyecek. "İki Devlet Bir Sahne 'Kardeş Ezgiler'" konseri ise Türkiye ile Azerbaycan’ın ortak kültür mirasını sanatın birleştirici gücüyle buluşturacak. Program, Azerbaycan klasik müzik geleneğinin kurucusu Üzeyir Hacıbeyli'nin doğum günü anısına gerçekleştirilecek.
Festival kapsamında 15 Temmuz Demokrasi Müzesi'nde açılacak "Yaşayan Miras Ankara Sergisi"nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserleri yer alacak. Ebru, tezhip ve hüsnühattan dokuma, iğne oyası, bez bebek yapımı, deri işlemeciliği ve çiniye uzanan eserler Ankara’nın yaşayan kültürel zenginliğini bir araya getirecek.
Ankara'da Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri'ne kayıtlı 67 unsur bulunuyor. Halk Kültürü Bilgi Belge Merkezi'nde Ankara'ya ait toplam 19 bin 153 belge yer alırken Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı belgesine sahip kayıtlı sanatçı sayısı ise 1129.
Ankara'dan Veli Aykut, İsmail Nar, Ali Akbey, İbrahim Atıcı ve Mehmet Karslı da farklı alanlarda "Yaşayan İnsan Hazinesi" olarak kayıtlı bulunuyor.
Festival süresince 15 Temmuz Demokrasi Müzesi'nde Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ustalar, 9 gün boyunca farklı branşlarda uygulamalı atölyeler düzenleyecek. Programda ayrıca 25 sanatçı ve zanaatkarın yer aldığı kısa film gösterimleri ile cilt sanatı üzerine söyleşi de bulunuyor.
Festival kapsamında Ankara Etnografya Müzesi'nde "Osmanlı'nın Mukaddes Emanetleri" sergisi sanatseverlerle buluşacak. Ankara Resim ve Heykel Müzesi'nde açılacak "Ah Güzel İstanbul" sergisinde ise Taviloğlu Koleksiyonu'ndan seçilen yaklaşık 50 eser yer alacak.

Festivalin gastronomi programında “Ankara Lezzet Noktaları Seçkisi” kapsamında 50’den fazla restoran yer alacak. Projenin Ankara’daki ev sahipliğini Mehmet Yalçınkaya yapacak; Cüneyt Asan, Asuman Kerkez, Doğa Çitçi, Sezai Ömer Erdoğan ve Kemal Can Yurttaş da lezzet noktalarını gezerek Ankara’ya özgü yemekleri tadacak.
Festival kapsamında şehirlerin gastronomi duraklarının belirlenmesi amacıyla danışma kurulları oluşturulacak. Şeflerin katılımıyla atölyeler, tadım etkinlikleri ve yöresel ürün buluşmaları gerçekleştirilecek.
"Türkiye Kültür Yolu Festivali Lezzet Noktası" seçkisiyle, festivalin düzenlendiği şehirlerde kentin köklü mutfak mirasını ve güncel yemek kültürünü temsil eden restoranların bir araya getirilmesi ve gastronominin şehrin kültürel keşfinin ayrılmaz bir deneyimi olarak sunulması amaçlanıyor.
Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin 19'uncu durağı Ankara'da düzenlenen "Bir Sofrada Ankara" etkinliğinde kentin geleneksel yemekleri ve yöresel ürünleri, şef Mehmet Yalçınkaya'nın "özel lezzet seçkisi"yle tanıtıldı.
Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, MasterChef jüri üyesi ve şef Mehmet Yalçınkaya'nın sahibi olduğu Alaz Restoran'ın ev sahipliğinde gastronomi dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi.
Programa, şefler Bedri Usta, Kemal Can Yurttaş, Doğa Çitçi, Sezai Ömer Aydoğan, Rafet İnce, Zeki Açıköz ve Gökhan Aksoy ile akademisyen şef Osman Korkmaz, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, akademisyen şef Asuman Kerkez ve Tarım Gıda ve Mutfak Kültürü Araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl katıldı.
Ankara'nın yöresel lezzetlerinin tanıtıldığı programda, kentin farklı ilçelerinden temin edilen ürünlerle hazırlanan yemekler katılımcıların beğenisine sunuldu.
Şef Yalçınkaya, Ankara'nın Türk gastronomi tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, başkentin restoran kültürünün yanı sıra yöresel ürün çeşitliliğiyle de öne çıktığını söyledi.

Ankara'nın farklı kültürlerin bir araya geldiği bir şehir olduğunu anlatan Yalçınkaya, kentin ilçelerinden temin edilen ürünlerle farklı menüler oluşturulabildiğini kaydetti.
Yalçınkaya, "Ankara mutfağı aslında Türk gastronomisindeki restoranların başladığı yerdir. Çünkü tarihine baktığımız zaman Ankara'daki 'Karpiç' dahil birçok restoranın burada açıldığını görüyoruz. Ankara sadece restoranlara göre de değil, ürünleriyle de ön plandaki bir şehir. Hakikaten geniş bir çeşitliliği var, farklı kültürlerin bir araya geldiği bir nokta." dedi.
Ankara'da restoran açarken 1,5 yıl önce kentin yöresel ürün çeşitliliğinden etkilendiklerini belirten Yalçınkaya, "Ankara'nın her ilçesinden malzeme bulabiliyorsunuz ve bu malzemelerle de menüler yapabiliyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Festivalin Ankara gastronomisinin tanıtımına katkı sağladığını söyleyen Yalçınkaya, etkinliğe gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
Festival kapsamında Ankara mutfağının farklı örneklerini ziyaretçilere sunduklarını belirten Yalçınkaya, geleneksel Ankara tavasının yaygın olarak bilinen tarifinden farklı bir reçeteyle hazırlandığını kaydetti.
Ankara tavasının arpa şehriyeyle hazırlanan şeklinin yaygın olarak bilindiğini ancak kentin yemek kültürüne ilişkin kaynaklarda pirinçle hazırlanan tarifinin bulunduğunu anlatan Yalçınkaya, etkinlikte söz konusu yemeği de tanıttıklarını bildirdi.
Yalçınkaya, "Ankara tava pirinçle yapılır. Şu anda mesela izleyenler şaşıracaklar. Çünkü biz yıllarca Ankara tavayı arpa şehriyeyle yiyerek büyüdük. Gördüğünüz gibi böyle dereotlu bir pilav ve onun üzerinde etler var, aslı bu ve bugün biz de tanıtmış oluyoruz." diye konuştu.
Söz konusu tarife Ankara Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünün Ankara yemekleri üzerine hazırlanan kitabı aracılığıyla ulaştıklarını belirten Yalçınkaya, daha önce bazı restoranlarda da bu yemeği tattığını dile getirdi.
"Ankara mutfağı bilinen yemeklerden çok daha geniş bir çeşitliliğe sahip, ürünleriyle beni inanılmaz şaşırttı. Ankara mutfağında balık yemekleri, Erkeç pastırması, muhallebileri var. Restoranımızda da turşuyu, Erkeç pastırmasını, vişneyi, Ankara buğdayını kullanıyoruz. Ankara, ürün anlamında çok çeşitli." dedi.
Ankara'nın pastane ve restoran kültürü bakımından köklü geçmişe sahip olduğunu dile getiren Yalçınkaya, "Modern gastronominin başladığı yer Ankara. Dünyada da biliyorsunuz, birçok ülkeye gittiğinizde o destinasyonlar genelde başkentten başlar." dedi.
Ankara'nın gastronomi alanında gelişmeye devam ettiğini bildiren Yalçınkaya, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında gastronomiye yer verilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Gastronomiye bir bakan tarafından ilk kez bu kadar destek verildiğini gördüklerini anlatan Yalçınkaya, bundan dolayı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a, TGA'ya ve etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu da AA muhabirine, Ankara'nın gastronomi kültürünü ulusal ve uluslararası alanda tanıtmayı amaçladıklarını vurgulayarak, başkentin 60 restoranıyla "Lezzet Noktası" seçkisine dahil edildiğini söyledi.
Lezzet Noktası programının bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığının görevlendirmesiyle TGA tarafından yürütüldüğünü anlatan Fisunoğlu, gastronomi turizminin hem ekonomik hem de kültürel açıdan önem taşıdığını kaydetti.
Seçkinin yalnızca yöresel yemek sunan işletmelerden oluşmadığını anlatan Fisunoğlu, "Yerel lezzetlerimiz baş tacı, onlara öncelik veriyoruz. Şef restoranları, üst düzey restoranlar, sokak lezzetleri, Çin mutfağı gibi bunların hepsini kapsayan seçki oluşturduk ve 'Bir Sofrada Ankara' dedik." ifadelerini kullandı.
Türkiye'ye gelen turistlerin ülkenin yemek kültürünü tanımasını ve farklı restoranları deneyimlemesini amaçladıklarını belirten Fisunoğlu, şöyle konuştu:
“Şanlıurfa'dan başlayarak şu anda Ankara ile beraber 19'uncu şehrimizdeyiz. Festival, kasım ayında 26 şehirle tamamlanacak ve şu ana kadar Ankara ile beraber 815 lezzet noktası seçilmiş durumda. Bundan sonraki illerde de eklenmeye devam edecek ve yeni rekorlar kıracağız. Bu lezzet noktalarımız sadece festival süresiyle sınırlı değil, yıl boyunca GoTürkiye platformumuzda hem Türkçe hem de 11 farklı dilde ulaşılabilir durumda.”
Kentlerdeki restoranları ön plana çıkarırken aynı zamanda bir "lezzet haritası" oluşturduklarını ifade eden Fisunoğlu, ziyaretçilere yöresel yemekler ve ürünler konusunda rehberlik etmeyi hedeflediklerini söyledi.
Uluslararası gastronomi seçkilerinin yanı sıra Türkiye'nin kendi seçkisini oluşturmasının önemine dikkati çeken Fisunoğlu, "TGA olarak, stratejimizin odağına koyduğumuz Michelin gibi uluslararası seçkilerin yanına kendi seçkimizi de dahil ederek Türkiye'nin gastronomisinin zenginliğini göstermek istiyoruz. Ankara tavamız, Ankara simidimiz var ancak herkesin aklına gelmeyen Ankara lezzetleri de var. Bunları gün yüzüne çıkarmak ve restoranlarına, reçetelerine seneye koymak istiyoruz." dedi.
Festivalin düzenlendiği şehirlerde gastronomi turizmine yönelik olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Fisunoğlu, programın yalnızca tanıtımla sınırlı kalmadığını, yerel işletmelere ekonomik katkı sağlamayı da amaçladığını kaydetti.
Fisunoğlu, "Bizim önceliğimiz o markayı, o tanınırlığı sağlamak ama bunun bir davet olması ve bir turizm hareketine dönüşmesi. Trabzon'daki Erşan Şefimiz, kendisine Erzurum'dan, Diyarbakır'dan videoyla misafir geldiğini söyledi. Bir döner ustamız, 'Ben bu festivalden beri her gün 10 kilo daha fazla döner takıyorum.' diyor, '50 tane pide satıyorum.' diyen esnafımız var." diye konuştu.
Program kapsamında hazırlanan tanıtım videolarının festival sonrasında da paylaşılmaya devam edeceğini aktaran Fisunoğlu, Ankara'daki etkinlikte şeflerle birlikte lezzet noktalarını ziyaret ederek yöresel yemekleri tanıtacaklarını bildirdi.
Fisunoğlu, bugüne kadar 19 ilde 110 gastronomi temsilcisinin programa gönüllü olarak katıldığını, Ankara'daki etkinliklerde ise 11 kişilik bir ekibin yer aldığını sözlerine ekledi.
Programda, Kalecik karası, Dene çorbası, patlıcan bayıldı, sütte ciğer, kara kabak cizleme, kuzukulağı buzlaması, Ayaş domatesi, Ankara tava ve Çubuk vişneli muhallebi lezzetleri sunuldu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Ombudsman'a Ulaş
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.




