ANKARA
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Rixos Otel'de düzenlenen Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, hafta sonunda dünyanın değişik yerlerinde yapılan destek gösterilerine teşekkür ederek, "Buradan, Malezyalı, Makedonyalı, Pakistanlı, Angolalı, Tunuslu, Endonezyalı, Yemenli, Filistinli, Bosna Hersekli kardeşlerime, teveccühlerinden, muhabbetlerinden, ahde vefalarından dolayı teşekkürlerimi iletiyorum. Başta Almanya olmak üzere, Avrupa’nın hemen her başkentinde, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde, dünyanın başka ülkelerinde, başka şehirlerinde, vakarla, ağırbaşlılıkla, ülkeleri, hükümetleri lehine gösteriler yapan vatandaşlarımıza, onlarla birlikte gösterilerde yer alan dost ve kardeşlerimize ayrıca şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu.
Türk ekonomisi ve demokrasisi çok önemli bir sınavdan geçti
Son olaylarda, sadece içeride ve dışarıdaki dostların değil, Türkiye’nin ekonomisi ve demokrasisinin çok önemli bir sınavdan geçtiğini belirten Başbakan Erdoğan, "Bu olaylar, doğrudan doğruya Türkiye ekonomisini, doğrudan doğruya Türkiye demokrasisini hedef alıyordu. Ama, kurduğumuz sağlam temel sayesinde, üzerine inşa ettiğimiz sağlam yapı sayesinde, ne ekonomimiz, ne demokrasimiz, bu saldırılardan yara almadı" dedi.
"Geçmişte, Tokyo Borsası, New York Borsası, deyim yerindeyse hapşırsa, Türkiye ekonomisi zatürre olurdu" ifadelerini kullanan Başbakan Erdoğan, şu anda tüm dünya, tüm gelişmiş ekonomilerin 4 yıldır çok ağır bir kriz yaşarken, Türkiye ekonomisinin istikrarla büyüdüğünü, geliştiğini ve ilerlediğini söyledi.
Büyük devlet büyük idealleri olan devlettir
Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Büyük devlet, büyük idealleri olan devlettir. Büyük devlet, hakkı savunan, haklının yanında duran, mazluma, mağdura sahip çıkan devlettir. Ama en önemlisi, büyük devlet, kendi vatandaşına, akrabasına, dostuna ve kardeşine sahip çıkabilen devlettir. Türkiye, işte bunu yapmaya başlamıştır. Demokrasisinden, ekonomisinden, aktif dış politikasından güç alan Türkiye, yeryüzüne dağılmış vatandaşlarına, dost, kardeş ve akrabalarına el uzatmaya, onların hakkını en güçlü şekilde savunmaya başlamıştır."
Böyle bir AB Parlamentosu'nu tanımıyorum
Konuşmasında, Avrupa Birliği'nin yasadışı gösterilere verdiği desteği de eleştiren Başbakan Erdoğan, "Sizin demokrasiye saygınız yok. Sizin özgürlük tanımınız farklı. Başkalarının özgürlük alanlarına saldıranlara siz destek çıkıyorsunuz. Bu kararı alanların, şu anda oturduğu yer burasıdır. Benim özgürlük alanıma saldırana sahip çıkana ben karşıyım. Böyle bir Avrupa Birliği Parlamentosu'nu ben tanımıyorum" dedi.
CNN International'a tepki
Başbakan Erdoğan, CNN International kanalının, İstanbul'da düzenlenen AK Parti mitingine ait görüntüleri, hükümete karşı olanların gösterisi şeklinde yayınlamasına tepki göstererek, "Enteresandır, CNN bakın ne geçiyor? 'Türkiye hükümetine karşı protesto mitingi' diyor. Düşünebiliyor musunuz, CNN'in yayını bu. Ondan sonra utanmadan sıkılmadan karşı ataklar gelince bir iki saat önce bunu siliyor" diye konuştu.
Türkiye eğitim noktasında dünyanın en cazip ülkelerinden
Başbakan Erdoğan, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın başarılı çalışmaları neticesinde, Türkiye'nin eğitim noktasında dünyanın en cazip ülkeleri arasında yer almaya başladığını kaydederek, "Geçmişte, 151 ülkeden 10 bin başvuru ancak yapılıyordu. Şu anda, 2013 yılında, Türkiye’de okumak için başvuranların sayısı 55 bine yükseldi. Bu sayıyı da inşallah daha fazla artırıp, Türkiye’nin dünyadaki dostlarını daha da yaygınlaştıracağız" ifadelerini kullandı.
Dövizle askerlik bedeli konusunda katılımcıları dinledi
Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda katılımcılardan, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının dövizle askerlik hizmeti bedeliyle ilgili görüşlerini ifade etmelerini istedi. Dövizle askerlik bedelinin 10 bin avro olduğunu anımsatan Erdoğan, ideal bir rakam verilmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan'ın söz verdiği bazı katılımcılar, 5 bin ile 8 bin 500 avro arasında öneride bulunurken, bazıları da Avrupa'daki askerlik uygulamaları göz önünde bulundurularak Türkiye'de de askerlik hizmetiyle ilgili bir düzenleme yapılması yönünde görüş bildirdi.
Katılımcılardan biri Avrupa'da ekonominin Türkiye'deki kadar iyi olmadığını, Avrupa'nın Türkiye'nin 1980'li yıllarını yaşadığını ve özellikle ev kiralarının yüksek olduğunu, işsizlik sorunu yaşandığını öne sürerek, bu durumun göz önünde bulundurulması ve dövizli askerlik için bedelinin 5 bin avro civarında olması gerektiğini ifade etti.
Başbakan Erdoğan, bunun üzerine, "İşsizlere yönelik bir öneri getiriyorsunuz. Siz iş sahibi olanlara yönelik niye düşünmüyorsunuz? Ona ayrı, buna ayrı diye bir şey olmaz. Sizler de sivil toplum kuruluşları olarak onlara iş bulmanın mücadelesini verin" diye konuştu.
Bir katılımcının ücretin düşürülmesi durumunda daha önce 10 bin avro ödemiş olanlara geri iade söz konusu olup olmayacağını sorması üzerine Erdoğan, "Başbakan yardımcım iyi bir hukukçudur. Kendisi bu işi bana göre daha iyi bilir" karşılığını verdi.
Başbakan Erdoğan, ABD'den bir katılımcının önerisi üzerine de şunları kaydetti:
"Tabi her ülkenin kendine has, bir kültürel değeri var, kurumlarına bakışı var. Askerlik ABD'de farklı değerlendirilir. Bugün eğer yaklaşımınızı da ele alırsak Afganistan'da asker olarak görev yapan oradaki bodyguardlar, ayda 15 bin dolar alıyor ve tam bir ay da çalışmıyor. Her ay 10 gün izinleri var. Ama bizde Afganistan'da görev yapan için böyle bir rakam söz konusu değil. Biz de buraya göre bir şeyler veriyoruz ama onlarla bizim rakamlar mukayese edilmez.
Şimdi ABD'deki askerlik anlaşıyı budur. 'Türkiye de aynısını yapsın, Avrupa'daki askerlik anlayışı yapsın' gibi yaklaşım tabii olacak iş değildir. Biz de hepsinin değerlendirmesini yapmak suretiyle, 10 bin avro değil de biraz aşağı düşürülürse bu onlar için bir hak doğurur mu doğurmaz mı, adalet noktasında durum nedir, bunun değerlendirmesini arkadaşlarımız yaparlar. Bu değerlendirmelerden sonra nihai kararımızı veririz ve ona göre de adımımızı atarız."