ERZURUM
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Milli Değerleri Koru ve Yaşat" açık hava toplantıları kapsamında Erzurum İstasyon Meydanında düzenlenen "Birlik Mitingi"nde yaptığı konuşmada, "Bizim birlikteliğimiz çocuk oyuncağı değildir, sınırlı, süreli ve sarsak değildir. Bizim birlikteliğimiz baharla açan ve sonbaharla solan, kış aylarında solan bir ağaç dalı değildir" dedi.
Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Birlikteliğimizin temelinde yaşanmış binlerce yılın sevinci, hüznü ve zafer sabahlarının şükür namazı vardır. Hamdolsun, bizim soyumuz bellidir, yönümüz bellidir. Bizim geldiğimiz yer bellidir, gideceğimiz ülkü bellidir. Bizim geçmişimiz Bilge Kağan'dır, Alparslan'dır, Ertuğrul Gazi'dir, Fatih'tir, Hacı Bayram'dır, Hacı Bektaş'tır, Mustafa Kemal'dir, Türkeş Bey'dir. Bundan eminim ki aynı kıbleye dönen vicdanlar, aynı secdeye varan alınlar, aynı safa giren bedenler, aynı duaya amin diyen diller, aynı başarıya sevinen kalpler, aynı acıyla sızlayan gönüller, aynı hedefe ortak olan bakışlar, aynı türküyü, aynı şiire, aynı marşa, aynı hedefe eşlik eden yürekler bizi bir millet yapmış, sapasağlam şekilde kaynaştırmıştır. Türk milletinin birliği Palandöken Dağları gibi heybetlidir, Allahuekber Dağları gibi kalıcıdır, Pasinler ovası gibi engindir, bar oynayarak birlikteliğimiz el ele tutuşmamızın ve beraberliğimizin tescili yüzyıllar öncesinden yapılmıştır. Horon teperek kardeşliğimiz perçinleşmiştir, zeybekle birlikteliğimiz pekişmiştir, karşılamayla mutluluklarımız paylaşılmıştır, davul zurna sesleri yanık yanık söylenen sevda türküleri, içli içli dile gelen uzun havalar bizi bir yapmış beraberlikte buluşturmuştur."
Dünümüzü unutalım, geçmişimizi silelim mi?
Türk milletinin bir olarak, birlikteliğini tıpkı sert granite işler gibi dantel dantel, nakış nakış tarihe mal ettiğini dile getiren Bahçeli, şunları söyledi:
"Bundan dönmemek üzere yemin içmiştir. Birliğimiz tarihi ve kültürel bir emanettir. Birliğimiz milli ve manevi bir vasiyettir. Biz ayrılmak, kavgaya tutuşmak, birbirimize girmek için bin yıla meydan okumadık. Birbirimize küsmek, darılmak ve hasım olmak için onca zorluğa, acıya ve külfete katlanmadık.
Tarihimizin bir döneminde Recep Tayyip Erdoğan diye birisi çıksın, Öcalan canisi denen bir aşağılık teröristle iş birliği yaparak birliğimizi lime lime doğrasın, milli varlığımızı mahvetsin diye bunca asır yaşamadık. Dedelerine layık olamayanların, ecdadına nankörlükte terfi üstüne terfi olan BOP'çuların, zalim yamaklarının bölücü ve parçalayıcı emellerine kurban edilmek için de Türk milleti bu günlere gelmedi. Dünümüzü unutalım, geçmişimizi silelim mi? Anılarımıza sırt dönelim, kültürümüzün ve birlikteliğimizin kaynaklarını paramparça edelim mi? Hainlerin el üstünde tutulması mıdır beklenen, alçakların taltif edilmesi, katillerin ödüllendirilmesi midir murat edilen? Başbakan Erdoğan'ın arzusu, Türkiye'nin yıkılması, Türk milletinin 36 düşman hisseye, 36 etnik parçaya dağıtılması mıdır? Türk milleti inadına tek yürek, inadına tek bilek olarak başbakanın saymakla bir türlü varamadığı 36 etnik parçaya tamamen kapalı ve yabancıdır."
Bahçeli, "Bölücüler hiç olmadığı kadar öz güven elde etmişlerdir. 29 yıllık terörle mücadele, Başbakan Erdoğan tarafından helak edilmiş, hüsrana uğratılmıştır. Şehitlerimizin kemikleri sızlatılmıştır. Şehit analarının acıları dağlanmış, ciğerleri tekrar yakılmıştır" dedi.