CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kafa Radyo canlı yayınında, gazeteci Candaş Tolga Işık'ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
CHP'lilerin CNN Türk yayınlarına çıkmama kararının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, rahatsızlıklarının seçim öncesinde başladığını ifade ederek, televizyon kanalında partilerinin zor durumda bırakılması için özel bir yayın politikası izlendiğini savundu.
Yaptıkları görüşmelere rağmen televizyon kanalının bu politikasından vazgeçmediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Biz CHP'yiz kimse bizi eleştiremez." gibi bir düşüncelerinin olmadığını vurguladı. Pek çok televizyon, radyo, gazetenin kendilerini eleştirdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Bir televizyon doğrudan doğruya CHP'yi hedef alıp zor durumda bırakabilecek yanlı haberler, yanlı yorumlar yapıyorsa bu doğru değil. O televizyon kanallarına çıkmamız onlara meşruiyet kazandırır. Biz de böyle bir meşruiyet kazandırma ayağı değiliz."
Medyanın yasama, yürütme ve yargının ardından dördüncü güç olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, yanlışlara "Doğru" demeye başladığı andan itibaren medyanın denetleme gücünü kaybedeceğini dile getirdi.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, soru üzerine deprem vergisinin hayat kayıpları yaşanmadan önce önlem almak amacıyla toplanmaya başladığını söyledi. 1999'da yaşanan depremin ardından toplanmaya başlanan vergilere rağmen Türkiye'de halen depremlerin ardından ölümler yaşanması üzerine vatandaşların bu paraların nereye gittiğini sorgulamaya başladığını belirten Kılıçdaroğlu, fay hatlarının ve hareketliliğinin bilindiğini, hatta bir bilim insanının doğuda meydana gelen depremi aylar öncesinden tam yeriyle söylediğini anlattı.
Çağdaş ülkelerde önce önlemin alındığını, sonrasında sorun çıkarsa ikinci aşamanın kriz yönetimi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'de ise bugün ve geçmiş iktidarlar dönemlerinde önlem alma konusunda üzerine düşenin gereğince yapılamadığını savundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Elazığ'ı ziyaretinde Kızılay çadırı görmediği yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, şunları kaydetti:
"Kızılay çadırı görmedim dedim. Onlar AFAD'ın çadırı. Bir tarafında AFAD, bir tarafta Kızılay yazıyor. Kızılay nedir? 152 yıllık bir kuruluş. 152 yıllık bir kuruluş bir yerde deprem olduğu zaman hemen gider, her türlü insani yardımı yapar. Kriz yönetimi için vardır Kızılay. AFAD depreme dayanıklı binaları yapmak, tespitleri yapmak, Kızılay'ın yetişemediği yerlere yardım etmek... Bütün bunlar olabilir. 152 yıllık bir kurumu, Kızılay'ı AFAD'ın kapsama alanına sokamazsınız. Yazıktır, günahtır. 152 yıllık bir kurum kimliksiz olamaz. Benim itirazım o."
Kılıçdaroğlu, gönüllülerden oluşan Kızılay'ın üst yönetimindekilerin maaşlarının milletvekillerinden fazla olduğunu, dolar bazında kiralar ödendiğini, büyük harcamalar yapıldığını öne sürdü.
Kızılay Başkanının böyle bir para kazanmadıkları yönündeki ifadesinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Yaşıyorlar. Bunlar gazetelerde yayınlandı. Aldıkları aylıklar yayınlandı. Kızılay Başkanından şunu isteyelim o zaman. Kızılay'ın bütün hesaplarını kamuoyuna açsın. Kimler büyük ölçüde bağış yaptı, Kızılay bu bağışları kimlere bağışladı."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin anayasa el kitabında Türk ve Atatürk milliyetçiliği sözlerinin çıkarılmasının doğru olmadığını söyledi.
Seçimlerden sonra CHP'nin HDP ile birlikte hareket ettiği yönündeki söylemlerin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "Bütün siyasi partilere saygılıyız. Türkiye'de her siyasi parti teröre açık ve net tavır takınmalı. Terör bir insanlık suçudur. Teröre karşı mücadele etmek bütün siyasi partilerin ortak görevi olmak zorundadır. Terör konusunda aldığımız tavır, sadece HDP, AK Parti, MHP değil, bütün siyasi partilerin aynı tavrı almasını bekleriz. HDP ayrı bir partidir. CHP ayrı bir partidir. HDP, Millet İttifakının içinde yer almıyor. Bağımsız olarak seçimlere girdi, barajı aşarak parlamentoya girdi. HDP'ye bakış açımız budur." diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, Saadet Partisinin düzenleyeceği Kudüs mitingine katılacağını belirterek, şöyle konuştu:
"Pazar günü İstanbul'da il kongremiz var. Saat 11.00-11.30 civarında başlayacak. Kudüs mitingi ise saat 14.00'te başlıyor. Bir terslik olmazsa inşallah katılacağım. Kudüs bizim için sadece CHP açısından demiyorum, İslam dünyası açısından da önemli bir yerdir. Filistin önemli bir yerdir. Filistin halkının bağımsız devletini kurması kadar haklı bir düşünce olamaz. Son derece haklı bir mücadele veriyorlar. Ama Trump'ın ortaya attığı barış sözleşmesi aslında bölgede tansiyonun yükselmesine bir anlamda savaşın yeniden başlamasına ortam hazırlar nitelikte. O nedenle Saadet Partisi miting düzenliyor. Bu konuda görüşlerimiz çok farklı değil. Filistin'in kendi bölgesinde bağımsız bir devlet olarak topraklarında bayrağını göndere çekmesini isteriz."
Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın izlediği dış politikanın Türkiye'nin aleyhine sonuçlar doğurduğunu savunarak, bunun sadece Suriye bağlamında değil, Amerika, Rusya, Irak, Avrupa Birliği ve BM olsun, hangi çerçeveden bakılırsa bakılsın dış politikada tıpkı ekonomide olduğu gibi Türkiye'nin ivme kaybettiğini ileri sürdü.
İdlib'de 8 şehit verildiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Yüreğimiz kan ağlıyor. Ama oturup aklımızı çalıştırmak zorundayız. Orada gözlem noktalarımızda askerlerimiz var. Gözlem noktalarımızın korumalığını yapan Rusya ve rejim, yani Suriye hükümeti. Bu çatışma nasıl oldu? Rusya, 'Koordinatlar verilmedi bize' diyor. Türkiye 'Koordinatlar verildi' diyor. Bu konuda askerlerin yaptığı açıklamaya güveniriz. Eğer koordinatlar verildi ve bizim askerimiz vurulduysa ciddi bir sorun var demektir. Tekrar yeniden oturup konuşmalarını istedik. Suriye konusunda Rusya ile rejimle bir şekilde görüşmenin yapılması gerektiğine inanıyoruz. Biz baştan beri 'Görüşmeleri yapın, askerlerimiz zor durumda kalmasın' dedik. En son bize 'Moskova'da görüştük.' dediler. Bu görüşmelerin sonucu askerlerimizin bölgede zarar görmemesi açısından önemlidir."
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un "FETÖ'nün siyasi ayağı" konusundaki açıklamaları ve AK Parti'li milletvekillerinin Başbuğ hakkında suç duyurusunda bulunma hazırlığı tartışmalarının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Gece yarısı 01.00 sıralarında bir yasal düzenlemenin, Milli Savunma Bakanlığından, ordudan, muhalefetten gizlenerek bir oldubittiyle kabul edilmesi, bu yasal düzenleme sonucunda terfi ettirilen ya da yeni yerlere getirilen kişilerin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra neredeyse tamamının tutuklanıp hapse atılması, herhalde sıradan bir olay değildir. Salı günü grup toplantısında FETÖ'nün siyasi ayağını açıklayacağım."
Kemal Kılıçdaroğlu, "Ekrem İmamoğlu'nun Elazığ'dan kar tatiline gitmesine ilişkin Genel Başkan ne düşünüyor?" şeklindeki soruyu yanıtlarken, İmamoğlu'nun bu konuda gerekli açıklamaları yaptığı kaydetti.
"Sizce yaptığı doğru muydu?" şeklindeki soruya Kılıçdaroğlu, şu karşılığı verdi:
"Elazığ'a gitmesi doğruydu. Çünkü biz hemen deprem sonrası büyükşehir belediyelerimizin yardım kampanyalarını organize ettik. O çerçevede en büyük yardımı yapan da doğal olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızdı. Hem diğer belediyelerin yaptığı yardımlar, orada örgütümüzün çalışmaları, vatandaşın içinde bulunduğu durum, pozisyon bu konuları yerinde görmek için gitti oraya. Sonra Tunceli'ye de uğradı. Tatil demek ne kadar doğru bilmiyorum ama işte çocukları orada. Onları alıp birlikte İstanbul'a geldiler. Bu tür konularda duyarlı olmak gerekiyor."
Kılıçdaroğlu, mart ayında yapılacak CHP Olağan Kurultayı'nda Muharrem İnce'nin aday olup olmayacağını sorulması üzerine, onu bilmediğini, sonuçta kurumsal bir parti olduklarını belirterek, "Dünyanın en köklü partilerinden birisiyiz. Elbette ki sonuçta belli sayıda imza alındığı zaman herkes aday olabilir. Nitekim sadece yeni aday olunacak bir süreç yaşanmıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Kemal Kılıçdaroğlu, ekonomiye ilişkin analizlerinin sorulması üzerine, mutfaklarda yangın olduğunu, müthiş bir işsizlik sorununun bulunduğunu dile getirerek, bunun aşılması gerektiğini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir başka soru üzerine, belediye başkanlarının performanslarını bağımsız kuruluşlar aracılığıyla denetlediklerini, başkanların performansının kazandıkları tarihten bu yana arttığını, bunun da kendileri için önemli bir gösterge olduğunu sözlerine ekledi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Ombudsman'a Ulaş
Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.




