TBMM
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in başlattığı saldırının 10 günü geride bıraktığını, çocuk ve kadınlar başta olmak üzere çok sayıda can kaybı yaşandığını, Gazze’nin altyapısının kullanılamaz hale geldiğini belirtti.
Ayrıca Gazze’ye yönelik kara operasyonuna karar verilmesinin can ve mal kaybınını artırdığını kaydeden Çiçek, "İsrail’in tüm Gazze’yi havadan, karadan ve denizden ablukaya alıp saldırmasının ve neticede çok sayıda kaybın yaşanmasının, hiçbir insani ve hukuki izahı bulunmamaktadır. Gazze sahilinde oynayan 4 çocuğa bomba yağdırılarak yok edilmesinin hiçbir gerekçesi olamaz. Dünyadan habersiz masum çocukların bile oynarken kasten bombayla parçalanmasını hangi vicdan kabul edebilir" dedi.
Cemil Çiçek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Ortak akıl ve vicdan gibi hiçbir kutsal değerin dikkate alınmadığı ve insanlığın bittiği noktada zulmü anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalmaktadır. Ne acıdır ki haksız ve zalimane saldırı karşısında uluslararası toplum zulmü izlemekten öte bir şey yapamamaktadır.
İnsanlık tarihinde zulmün bu kadar acziyet içerisinde izlenmesi, insan hak ve hürriyetleri ve medeniyetin geldiği noktaya dair edilen parlak sözlerin anlamsızlığını göstermektedir. Mazlum Gazze halkına yönelik saldırı, İsrail’in güvenliğine katkı sağlamayacağı gibi şiddet sarmalına sebebiyet verecektir. İsrail yıllardır hiçbir hukuk kuralını tanımaksızın ve dikkate almaksızın adeta başına buyruk tavrını sürdürmekte topyekun bir yok etme planını uygulayabilmektedir.
Uluslararası toplumun acziyeti de İsrail’in zulmünü daha da artırmasına sebebiyet vermektedir. Uluslararası toplumda topyekun cezalandırmaya karşı gösterilen tepki, birkaç cılız söyleminin ötesine geçememektedir. Bu katliam karşısında İslam dünyasının duyarsızlığı ve ciddi bir tavır ortaya koymaması da başlı başına bir ayıptır ve düşündürücüdür.
Gazze’de sadece ölenler değil, insanlık ve insanlığın ortak aklı da katledilmiştir. Orta Doğu’daki şiddet sarmalı artık bir dünya felaketine dönüşmeden bir an evvel başta uluslararası toplum olmak üzere devletler, kurum ve kuruluşlar ile herkesin harekete geçerek zulmü durdurmasının vakti çoktan geçmiştir.
Bu minvalde; İsrail, yıllardır abluka altında zor şartlar altında hayatlarını idame ettirmeye çalışan Gazze halkına yönelik başlattığı hava, deniz ve kara saldırılarını bir an önce durdurmalıdır. Uluslararası toplum, devreye girerek İsrail’in saldırılarını durdurması için gerekli tüm tedbirleri almalıdır. Uluslararası toplum, tüm imkan ve vasıtaları kullanarak Filistin sorununun nihai olarak çözümlenmesi için gerekli adımları atmalıdır. Gazze’ye uygulanan ambargo bir an evvel kaldırılmalıdır. Zulmün bataklığında kaybetmeden insanlığımızı korumak için bir gayrette bulunalım."
Cemil Çiçek, açıklamasında, TBMM Başkanı olarak kendisinin de uluslararası kuruluşlara ve parlamento başkanlarına konuyla ilgili mektup göndereceğini bildirdi.
Çiçek'ten parlamento başkanlarına mektup
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, AB üye devletler ve Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi üye devletler parlamento başkanlarına, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin mektup gönderdi.
Mektubunda İsrail’in Batı Şeria ve Gazze'ye yönelik askeri operasyonlarıyla bölgede meydana gelen üzücü gelişmelerden derin kaygı duyduklarını ifade eden Çiçek, başta Gazze olmak üzere bütün Filistin’de bir insanlık trajedisi yaşandığını vurguladı.
İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonlarını bir kara harekatına dönüştürmesinin mevcut trajediyi, çok daha vahim bir boyuta taşıdığını kaydeden Çiçek, İsrail’in Filistin'e yönelik saldırılarının çocukların ve kadınların da aralarında bulunduğu yüzlerce masum insanın ölümüne, binlerce insanın yaralanmasına yol açtığını belirtti. Her geçen dakika ölü ve yaralı sayısının arttığını ifade eden Çiçek, "Söz konusu kara operasyonu yeni katliamların habercisidir. Üç İsrailli yerleşimci gencin kaçırılarak öldürülmesi gerekçe gösterilerek Filistin halkı maalesef toplu cezalandırmaya tabi tutulmaktadır. İsrail’in, kaçırılan vatandaşlarını bulmanın ötesine geçerek Filistin birliğini hedef alan operasyonlarıyla bölgede gerilim yükselmiştir" değerlendirmesinde bulundu.
Çiçek, uluslararası toplumun tüm uyarılarına rağmen güvenlik gerekçesiyle Filistin halkına yönelik aşırı güç kullanıldığını kaydederek, şöyle devam etti:
"Sivil can kaybı ve yaralanmalara yol açan hava harekatları da dahil olmak üzere askeri operasyon ve saldırılar, Filistinlilerin mal ve mülklerine zarar verilmesi, yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve mukaddes Kudüs’ün çok dinli ve kültürel yapısını suni olarak değiştirmeye dönük çabalar ile Filistinlilerin El Aksa Camisi'nde ibadet haklarının kısıtlanması gibi İsrail uygulamaları uluslararası hukuku ayaklar altına almaktadır. İsrail’in, Filistinliler üzerinde tahakkümünü artırarak kendi çözümünü dayatmaya çalışan bu tutumunun kabul edilmesi hiçbir şekilde mümkün değildir.
İsrail gerçek güvenliğinin silahla değil, diyalog yoluyla sağlanabileceğinin bilincine varmalı ve Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına derhal son vermelidir. Acilen ateşkes sağlanmalıdır. Gazze’de yeni şiddet sarmallarının yaşanmasını tamamen engellemek için bölgeyi açık hava hapishanesine çeviren ablukanın kaldırılması gerekmektedir."
"Filistin'de yıllar süren işgal, sürgün, can ve mal kaybı artık sona ermelidir"
Hiçbir politik yaklaşımın, Gazze’de yaklaşık iki milyon Filistinli'nin ağır kısıtlamalar altında yaşamasının nedenini açıklayamayacağına dikkati çeken Çiçek, bunun bir toplu cezalandırma olduğunu, hep birlikte karşı çıkılması gerektiğini bildirdi.
Çiçek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Esasen bölgede barış ve istikrarın tesisi ancak Filistin meselesinin çözümü doğrultusunda kalıcı adımlar atılmasıyla mümkündür. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulması ve tüm komşularıyla barış ve güvenlik içerisinde yaşaması, Filistin halkının uluslararası hukuktan kaynaklanan en temel haklarıdır. Filistin'de yıllar süren işgal, sürgün, can ve mal kaybı artık sona ermelidir. Filistin halkına yönelik İsrail saldırılarının durdurulması için başta Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere uluslararası topluma gerekli uyarı ve telkinlerde bulunuyor ve Filistin halkına tüm imkanlarımızla yardımcı olmaya çalışıyoruz. İsrail'in uluslararası hukuku ve en temel insan haklarını hiçe sayan ve insanlık vicdanını derinden yaralayan söz konusu saldırılarını derhal durdurması için acil olarak harekete geçilmesi hepimizin sorumluluğudur. Uluslararası toplumun bu vicdan testinden başarıyla geçmesi en büyük temennimizdir. Bu hususta gereğini takdirlerinize sunarım."
Muhabir: Kubilay Çelik
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
