TBMM
TGRT Haber'de Batuhan Yaşar'ın sorularını yanıtlayan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, ''Muhteşem Yüzyıl'' dizisiyle ilgili tartışmalara nasıl baktığı soruya dizinin belgesel değil, senaryo ve kurgu olduğuna işaret ederek, ''Hayat sadece reytingden, para kazanmadan ibaret değil. Tarihe ilgiyi artırdı, bir kısım yeni kitaplar çıktı. Eyvallah, bunların hepsi doğrudur ama herhalde bu ikisini dengeleme imkanı da vardır. Bu da işin uzmanının yapacağı iştir. Orta yol bulunabilir ve biz de bunu bulmalıyız'' diye konuştu.
Yıldız'ın uçağına izin verilmemesi
Çiçek, Bağdat yönetiminin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın uçağının Erbil'e inişine izin vermemesi ile ilgili soruya karşılık, ''Bakınız işte konuşmamız gereken bu ve benzeri konular. Nelerle uğraşıyoruz. Muhteşem Yüzyıl'ı sordunuz, ben de söyledim. Sormasanız ben hiç bu konuya girmem'' dedi.
''Bizim orada ne işimiz var?''
Çiçek, fezlekeler konusunda, ''1994 ile 2012 Türkiye'si paralelinde bir değerlendirme yapar mısınız?'' sorusuna şu yanıtı verdi:
''Zaman zaman bazı kanunsuz eylemlerin içerisinde oluyoruz, ondan sonra da bir kısım sıkıntılar olunca, 'Biz milletvekiliyiz, nasıl olur?' İyi de o eylem kanunsuz; biz orada ne geziyoruz, bizim orada ne işimiz var? Toplantı Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na uygun olarak yapılan her toplantıya herkes, milletvekili de katılabilir. Belki de katılması gerekir. Ama onun dışına çıkıldığında, milletvekili sıfatımız orada, o kanunsuzluğu devam ettirecek bir sıfat olamaz. 'Herkes, her istediğini, her yerde yapacak' diyorsak, o zaman Toplantı Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nu ona göre değiştirmemiz lazım. O kanunu değiştirecek biziz. Bu kanunu değiştirmediğimiz sürece en önce bizim uymamız gerekiyor. Topluma örnek olmalıyız.''
''Dokunulmazlık konusunu yerli yerine oturtmamız lazım''
Dokunulmazlık konusunun sadece Türkiye'de değil bu ülkelerin de gündeminde olduğunu belirten Çiçek, ''Dokunulmazlık kişiye, Cemil Çiçek'e verilmiş bir imtiyaz değil. Milletvekili sıfatıyla bu görevimi layıkıyla yapabilmem için verilmiş olan bir imkandır. Her istediğimi her yerde yaparım tarzındaki sorumsuzluk anlamında dünyanın hiçbir yerinde dokunulmazlık anlayışı yok'' diye konuştu