KEBELE
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Şu anda Suriye'de yapılacak olan seçimlerin inandırıcılığı yoktur. İnandırıcılığı olmayan bir zeminde yapılacak bir seçimin sonucu da malumdur. Şu anda tamamıyla Suriye'de adeta bir iç savaş havası var. Böyle bir ortamda yapılacak olan seçimin sonucu daha şimdiden bellidir'' dedi.
Başbakan Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı ilham Aliyev, ikincisi yapılan Türkiye-Azerbaycan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Yapılan açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan, Sultangazi'de meydana gelen terörist saldırı ile ilgili bir soru üzerine, şunları söyledi:
''Sultangazi'deki terörist saldırıyla ilgili, tabii gelen bilgiler noktasında üstlenen grubu şu anda biliyoruz. Polis karakoluna yapılmış olan saldırı, bir şehidimiz var. Bunun yanında 4 polisimiz ve 2 vatandaşımız yaralı durumda. Yaralılarımız hakkında ağır olmadıkları istikametinde bilgi aldım. Kendilerine Allah'tan şifalar diliyorum. Şehidimizin yakınlarına da sabır temenni ediyorum. Bir canlı bomba bildiğiniz gibi olay, tabii kimliği her şeyi tespit edilmiş durumda. Tabii bunun yine ilintileri, bağlantıları ayrıca şu anda bütün istihbarat kurumlarımız, emniyet teşkilatımız tarafından da takip ediliyor.''
-''Suriye'de sağlıklı bir demokratik zemin yok''-
Başbakan Erdoğan, ''Suriye seçim kararı aldı. Esed, 'Kaybedersem giderim' diyor. Bu hamlesini nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna şu yanıtı verdi:
''Şu anda Suriye'de yapılacak olan seçimlerin inandırıcılığı yoktur. İnandırıcılığı olmayan bir zeminde yapılacak bir seçimin sonucu da malumdur. Şu anda tamamıyla Suriye'de adeta bir iç savaş havası var. Böyle bir ortamda yapılacak olan seçimin sonucu daha şimdiden bellidir.
Bundan önce de biliyorsunuz bir sandık getirdiler ortaya ve bu sandıkta da zaten Suriye halkı büyük çoğunluğuyla gitmedi. Çünkü sağlıklı bir yapı söz konusu değildi. Burada bir defa sağlıklı bir yapıya geçilmeden yapılacak seçimlerin hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur.''
-Azerbaycan'ın BM Güvenlik Konseyi'nde görev yapması çok önemli-
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Şu anda BM Güvenlik Konseyi'nde geçici üye olarak Azerbaycan'ın görev yapması bizler için büyük önem arz ediyor. Temenni ediyorum ki Azerbaycan'ın BM Güvenlik Konseyi'ndeki görevi bittikten sonra 2015-2016'da da Türkiye bu işe aday. Tekrar Türkiye'nin orada geçici üye olarak görev alması da bizim bu dayanışmamızı artırarak yola devam etmemizi sağlayacaktır. Aramızdaki kültürel ilişkilerimiz dayanışma içerisinde devam ediyor.
Bunun yanında kurumsallaşma noktasında attığımız adımlarımız var, bunlar devam ediyor. Bu dayanışmayı kararlılıkla sürdürme noktasında irade her iki tarafta da mevcut ve birçok detaylarıyla özellikle Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesi yoğun bir şekilde devam ediyor. Bunun yanında bugün yine üzerinde kararlılıkla durduk, Nahçıvan-Iğdır arasında demiryolumuzu yapmak suretiyle Türkiye ve Azerbaycan'ı demiryoluyla da direk olarak birbirine bağlama imkanını getirecek bir çalışmanın da adımlarını süratle atıyoruz. Şuanda zaten Nahçıvan ile Iğdır arasındaki bağlantı, Türkiye Azerbaycan arasında çok farklı bir süreci de başlatmış durumda.''
-Türkiye-Ermenistan sınır kapısının açılması-
Başbakan Erdoğan, ''bazı çevreler Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırların açılması konusunu yeniden gündeme getiriyor. Bu konuyla ilgili sizin görüşlerinizi alabilir miyiz?'' sorusuna, ''Dağlık Karabağ konusunda başta tabii Minsk Üçlüsü olmak üzere bu işte çözümün yollarını açmadıktan sonra bir defa bizim burada böyle bir kapı açmamız falan söz konusu değil. Bu, iktidarımız boyunca hep söylediğimiz sözdür. Böyle bir adım atamayız. Bizim bütün bu atacağımız adımlar da şu anda işgal altında olan yerlerden Ermenilerin çıkması gerekir. Uluslararası kurumlar tarafından da 'burası Azerbaycan'ındır' denilmesine rağmen hala hak sahiplerine buranın verilmemiş olması bir defa bizim duruşumuzu ortaya çok açık ve net koymaktadır. Duruşumuz da kesinlikle burada Ermenistan ile ilgili attığımız adım neyse, koyduğumuz tavır neyse bundan sonra da aynı şekilde devam edecektir. Bu sürecin biz de bir müdahili olarak her zaman Azerbaycan'ın yanında olmaya devam edeceğiz'' yanıtını verdi.