İSTANBUL
Etik Kurulu'nun ''futbolda şike davasına'' yönelik raporunun yönetim kurulunda görüşülmesinin ardından Antalya Gloria Golf Otel'de bir basın toplantısı düzenleyen Demirören, önemli açıklamalarda bulundu.
Son yıllarda, özelikle bahis oyunlarından haksız çıkar elde etme peşinde olanların, bu amaçla ''kirli ellerini'' futbola uzatmaktan çekinmediklerinin herkesçe bilindiğini dile getiren Demirören, şöyle devam etti:
''Bu, futbol dünyasındaki tüm sağduyu sahibi yöneticiler gibi bizleri de fazlasıyla rahatsız etmektedir. Ülkemizde, adı bahis sahtekarlığı olsun olmasın, futbolumuzun bu anlamda her türlü spekülasyondan uzak tutulması tartışılmaz önceliğimizdir. Sevinerek söyleyebilirim ki, iddialar içerisinde bahse ilişkin hiçbir unsur olmadığı gibi, Etik Kurulu da çalışmalarında bu yönde bir bulgu olmadığını somut olarak tespit etmiştir.''
Karara çok yaklaşıldı
Bu amaçtan taviz vermelerinin hiçbir koşulda düşünülemeyeceğini kaydeden Demirören, ''Tam da bu sebepten, devam etmekte olan bir dava bulunduğu halde de, futbol ailesi kendi disiplin sürecini en hızlı şekilde tamamlamak zorundadır. Bugün itibarı ile söyleyebilirim ki, süratli bir karara varılması çeşitli nedenlerle gecikmiş bu dosyada, karar aşamasına çok yaklaşılmıştır'' diye konuştu.
Etik Kurulu'nun, dosya hacmi sebebiyle çalışmasını iki kısma ayırdığını ve öncelikli olarak Süper Lig müsabakaları yönünden incelemesini tamamlayarak, raporu TFF Yönetim Kurulu'na ulaştırdığını anlatan Demirören, şöyle devam etti:
''Yönetim kurulumuz 3 gün boyunca bu raporu titizlikle ve her yönüyle inceleyerek, konunun hassasiyetini dikkate alarak, iddianamede bile yer almayan bazı müsabakalar da dahil olmak üzere etik kurulu tarafından incelenen 22 müsabakayla ilgisi olan tüm kulüpleri PFDK'ya sevk etme kararı almıştır. Bu kulüplerimizin çoğu hakkında Etik Kurulu şüpheye dahi rastlanmadığını rapor etmiştir. Buna rağmen, tüm kulüplerin sevki kararının sebebi, bağımsız karar organlarını incelemelerini hiçbir şekilde kısıtlamamak, bu önemli dosyada kulüplerimize idari değil, yargısal aklanma imkanı tanımaktır.''
58. madde düzenlenmeliydi
Demirören, PFDK'ya sevk edilen kulüplerin bu aşamada suçlu olmadıklarını vurguladı.
Disiplin yaptırımlarındaki öncelikli hedefin, suçluya suçun bedelinin ödettirilmesinden ziyade, bir bütün olarak Türk futbolunun bu tür tehditlerden korunması ve caydırıcılık olduğunu dile getiren Demirören, "Dünyada emsali olmayan sertlikteki 58. maddeye daha fazla ihtiyacımızın kalmadığı değerlendirilerek, gerekli düzenlemeler yapılmalıydı" dedi.
Demirören, ''Şike ve teşvik primi, ilgili maddemizin yeni halinde de sert şekilde cezalandırılmaktadır'' diye konuştu.
Fenerbahçe'nin kendi kararı
Demirören, UEFA'nın kendilerinden özellikle istediği tek bir şey olduğunu ifade ederek, "Kurulların karar vermesi, biz bunu yaptık'' dedi.
Fenerbahçe camiasının CAS'taki davasını kendi öz iradesiyle çektiğini belirten Demirören, ''Disiplin kurulu en az 48 saat olmak kaydıyla savunmaları alarak kararını verecektir'' diye konuştu.
Kararların siyasi yönü yoktur
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF), futbolda şike iddialarına ilişkin aldığı kararların siyasi yönünün bulunmadığını bildirdi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in PMD ziyaretine eşlik eden Kılıç, gazetecilerin, TFF Başkanı Yıldırım Demirören'in futbolda şike olaylarına ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.
Bu açıklamanın, Türk futbolu üzerinde etkili olabilecek son derece önemli karar ve açıklamalar olduğunu belirten Kılıç, ''TFF, bu açıklama ve kararları kendi özerk yapısı içinde tartışmış, karara bağlamış ve kamuoyuna açıklamıştır. Almış oldukları kararların siyasi yönü yoktur. Kararlar Türk futbolu açısından, teknik değerlendirmeler neticesinde ortaya çıkmış olan ve uygulaması bakımından da teknik neticeleri beraberinde getirecek olan kararlardır'' dedi.
Kılıç, TFF Yönetim Kurulu'nun geçen Cuma gününden beri Antalya'da kampta olduğunu anımsatarak, şöyle konuştu:
''Elde etmiş oldukları raporları, bütün çalışmaları gözden geçirmektedirler. Bu çalışmaların içinde biz yokuz. Bu çalışmalar, TFF'nin kendi kuralları ve kurullarından gelen raporları çerçevesinde yapmış oldukları değerlendirmelerin neticesidir. Uygulamaya ne şekilde yansıyacağını bilemiyorum. Yaptıkları açıklamaların elbette ki Türkiye'de futbol üzerinde önemli etkileri olacaktır. En azından futbolun bundan sonraki yapılanması üzerinde önemli tesirleri olacaktır."