ANKARA
Adalet Bakanlığı, tutuklu ve hükümlülerin ''açlık grevine başlamadan önce Adalet Bakanlığına ve Başbakanlığa dilekçe vererek iaşe bedellerinin kendilerine limon, şeker ve su olarak verilmesini istedikleri ancak bu taleplerinin reddedildiği'' ve ''açlık grevi yapanların iaşe bedellerinin Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünce kesildiği'' iddialarının gerçek dışı olduğunu bildirdi.
Adalet Bakanlığı, bugün itibarıyla 67 ceza infaz kurumunda açlık grevi eylemi yapan 682 hükümlü ve tutuklu bulunduğunu bildirdi.
Bakanlık, hükümlü ve tutuklulara düzenli olarak tuz, bal, limon, şeker ve vitamin verildiğini kaydetti.
Açıklamada, bu ceza infaz kurumlarında açlık grevine katılan hükümlü ve tutukluların her gün düzenli olarak doktor tarafından kontrol edildiği ve sağlık durumlarının kritik düzeyde olmadığının belirlendiği vurgulandı.
Baro başkanlarından çağrı
Bazı baro başkanları, Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre, 67 ceza infaz kurumunda açlık grevine katılan 682 tutuklu ve hükümlünün bu eyleminden vazgeçmesini istedi.
Trabzon Barosu Başkanı Mehmet Şentürk, tutukluların baskı ya da zorlamayla açlık grevine başlamaları halinde Cumhuriyet savcılarının işlem başlatabileceğini vurgulayarak, ''Türk Ceza Yasası'nın 84. maddesinde intihara yönlendirme suçu düzenlenmiştir. Eğer açlık grevlerine katılanlar kendi iradeleri dışında bunu yapıyorlarsa etki ve baskı yapanlara karşı Cumhuriyet savcılıklarının işlem başlatması gerekiyor'' diye konuştu.
Gümüşhane-Bayburt Bölge Baro Başkanı İsmail Taştan ise ''terör baronları''nın çağrılarına uyularak cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerine bir an önce son verilmesi gerektiğini söyledi. Taştan, terörle hiçbir sorunun çözülmesinin mümkün olamayacağını belirterek, ''Ülkemizde şehitler olmasın, anneler ağlamasın istiyoruz. Ancak, anneler ağlamamak için dağa çıkan, askere, polise kurşun sıkan, onları şehit eden çocuklarına da mutlaka engel olmalıdır'' dedi.
Samsun Baro Başkanı Necat Anıl, cezaevlerindeki açlık grevlerini üzüntüyle takip ettiklerini belirterek, ''Hiç kimse Allah'ın verdiği ömrü, canı açlık grevi yaparak sonlandırmak istemez. Yaşam hakkı kutsaldır. Kutsal olan yaşam hakkının açlık grevi yapılarak sonlandırılmak istenmesine karşıyım. Seslerini bu yolla duyurmak isteyenlerin daha sağlıklı ve yasal yollarla seslerini duyurmasından yanayım. Bunu bırakmalarını tavsiye ediyorum'' dedi.