ANKARA
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, televizyonların ve gazetelerin Ankara temsilcileri ile Göksu Restoran'da iftarda bir araya geldi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, terör ve Suriye konusunun görüşülmesi amacıyla Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırmaları konusuna Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yorumunun hatırlatılarak, değerlendirmesinin sorulması üzerine, Meclis'in Kurtuluş Savaşı'nı veren gazi Meclis olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:
''Bir başbakan, eğer bu olağanüstü koşulları görmüyorsa kördür. Sayın Başbakan, bütün bu olaylar konusunda Meclis'e grubu olan hangi siyasal partiye gelip, bilgi vermiştir. Demokrasiyse gelip bilgi vermek durumundadır. Terörde geldiğimiz nokta iç açıcı değildir. Biz Parlamento'yu toplayacağız, kendisi gelmeyebilir, kendisinin bileceği iştir. Suriye'de olanlar, o olayların yarın Türkiye'ye sıçramayacağını kim garanti ediyor. Milli bir politika izlenmiyor. O nedenle terörün yönlendirdiği bir AKP var.''
Barzani'nin havucu, Obama'nın sopası
Kılıçdaroğlu, Şemdinli'de yaşanan olaylarla Suriye'deki gelişmeler arasında bir bağlantı olup olmadığıyla ilgili soruyu yanıtlarken de buna ilişkin ellerinde herhangi bir veri olmadığını söyledi. Ancak Türkiye'nin terörde yeni bir evreye girdiğinin herkes tarafından kabul edildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Sayın Başbakan o koltukta nasıl rahat oturuyor doğrusunu isterseniz anlamakta zorluk çekiyorum. Artık şehit cenazelerini kanıksadık. Sayı beş ve daha fazla olursa toplumsal duyarlılığımız ortaya çıkmaya başlıyor. Birer ikişer şehit geldiği zaman gazetelerin birinci sayfalarında değil, iç sayfalarında haber oluyor. Bu acı ama Türkiye'nin bir başka gerçeği. Esad'ın Suriye hapishanelerinde çok sayıda PKK'lıyı serbest bıraktığına dair de gazetelerde haberler var. Demek ki olaylardan önce Esad PKK'ya karşıydı, PKK'lıları tutukluyordu, hapse atıyordu, Türkiye'den yana bir politika izliyordu. Şimdi ne oldu? Türkiye'nin izlediği politikalardan rahatsız oldu, PKK'lıları serbest bıraktı. Dönüp AKP iktidarının kendisine sorması lazım, 'bu tabloyu ortaya çıkaran güç nedir?''
Kılıçdaroğlu, bir başka soruyu yanıtlarken de İran Genelkurmay Başkanı'nın Türkiye'ye ilişkin açıklamalarını değerlendirdi. CHP'nin hiçbir ülkenin Türkiye'nin iç işlerine doğrudan veya dolaylı müdahale etmesini istemediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Ama bugün gelinen noktada, kendi dış politikanızı başka bir ülkenin çıkarlarına endekslemişseniz sizin dış politikanız milli değildir. Bunu özellikle Sayın Bahçeli için söylüyorum. AKP'nin izlediği dış politika milli değildir, gayrimilli bir politikadır. Gayrimilli politikayı desteklemekse milli politikayı desteklemek anlamına gelmez. Barzani'nin havucuyla, Obama'nın sopası arasına sıkışan bir dış politika milli bir politika değildir. Suriye'deki olayların Suriye'yi parçalayacağını her şeyden önce hükümetin görmesi gerekirdi. Geleceği görmeyen, öngörüsü kıt, tümüyle dışardan gelen telkinlerle dış politika oluşturan bir siyasal iktidar Türkiye'yi felakete sürükler. Acı ama geldiğimiz nokta bu.''