
Tutuklu Sanık Balbay, "Bir gazeteci tutuklandığında okuru cezalandırılmıştır, bir milletvekili tutuklandığında da seçmenleri cezalandırılmıştır" dedi.***
İSTANBUL
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinde oluşturulan salonda görülen duruşmada taleplerin alınmasına devam edildi.
Sanık Mustafa Balbay, mahkeme heyetinin 23 Haziran'da tutukluluğunun devamına ilişkin verdiği kararı eleştirerek, ''Milletvekili olarak görevimi yapmamı engelliyorsunuz. 23 Haziran'daki tutukluluk halinin devamı kararıyla hüküm inşa ettiniz. Masumiyet karinesi değil mahkumiyet kararı verdiniz. Kararınızda 'devletin bölünmez bütünlüğünü' gerekçe gösteriyorsunuz. Bana böyle bir suç isnadı yok. Çok büyük bir hata yapmışsınız'' diye konuştu.
Balbay, tutuklu kaldığı süre boyunca 3 kitap yazdığını, sorumluluğunu yerine getirmeye devam ettiğini belirterek, ''Milletvekili olarak kendimi daha fazla sorumlu hissediyorum. Bedenimi tutsak tutabilirsiniz, ama milletvekilliği görevimi yapmamı engelleyemezsiniz'' dedi.
Balbay, ''12 milyon insanın oyunu almış bir partinin milletvekilinin tutukluluk halinin devamına karar veriyorsunuz. Bir gazeteci tutuklandığında okuru cezalandırılmıştır, bir milletvekili tutuklandığında da seçmenleri cezalandırılmıştır'' diye konuştu.
Üye Hakim Haşıloğlu, Balbay'ı uyardı
Balbay, Cumhuriyet gazetesine molotofkokteyli atılmasına ilişkin yargılanan Bedirhan Şinal'ın, ''Polislerin Cumhuriyet gazetesine atması için bomba verdiğine, ama sonuçlarını düşünerek molotofkokteyli attığına'' ilişkin ifadelerini basından takip ettiğini söyledi.
''Birinci Ergenekon davasında ifade veren Şinal, 'Polisler bomba verdi' diyor. Bunun üzerine hakim Haşıloğlu da Şinal'a 'frene bas' demiş'' diyen Balbay'a, üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu müdahale ederek, şunları kaydetti:
''Dosyayı biliyor musunuz? Mahkeme Şinal'ı 2 saat dinledi. Ancak mahkemeye karşı hakaretlerde bulununca müdahale etme gereği duyduk. Ayrıca, 23 Haziran'daki verdiğimiz kararın 6. sayfasında genel tanımlar yaptık. Ancak siz kendinize indirgediniz. Özenli tavrınızı göstermediniz. Mahkeme bunu düzeltmenizi bekler. Biz hakimlerin kaderi, kendilerini savunamazlar. Hakimlerin karar aşamasını beklemesi çıldırtıcı. Siz bugüne kadar duruşmalarda ve dilekçelerinizde bir düzeyi tutturdunuz. Çok zekisiniz ve kelimelere hakimsiniz. Ancak mahkemeye laf sokarak, kelime oyunlarıyla bir yere varılmaz. Mahkemeye husumet gütmek kimsenin yararına değil. Değil Türkiye'nin, dünyanın en demokratik yargılamasını yapıyoruz.''