06 Mayıs 2018•Güncelleme: 06 Mayıs 2018
İSTANBUL - GÜÇ GÖNEL SAĞIROĞLU
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde kış aylarında beklentilerin altında kar yağışı görüldüğünü ifade etti. Öngörülerin kuzey yarım kürede 2017-2018 kışının ortalamaların altında sıcaklık ve ortalamanın üstünde yağış olacağı yönünde olduğuna işaret eden Şen, şöyle konuştu:
"Kuzey yarım kürede Türkiye ve İran'ın olduğu bölgenin dışındaki bölgelerde bu gerçekleşti. Türkiye'de öngörünün gerçekleşmemesinin nedenlerinden biri de ülkemizi etkileyen sistemlerin yol değiştirmesidir. Akdeniz üzerinde bulunan yüksek basınç merkezinin, Balkanlar'dan ve kuzeyden gelecek alçak basınç ve soğuk havayı bloke etmesindendir. Bundan sonra da bu şekilde olacak değildir. Bundan sonraki yıllarda kar yağışının olacağı kışları göreceğiz."
"Sıcaklıklar ortalamaların 2-3 derece üzerinde olacak"
Akdeniz bölgesi ve Güney Ege hariç, mayıs, haziran ve temmuz aylarında Türkiye'de yağışların ortalamaların altında görüleceğini belirten Şen, "Ağustos ve eylül aylarında ise Marmara, Ege, Batı Akdeniz ve kısmen İç Anadolu'da yağışlar ortalamaların üzerine çıkacak." dedi.
Mayıs ayından itibaren tüm Türkiye'de sıcaklıkların ortalamaların 2-3 derece üzerinde seyredeceğinin altını çizen Şen, şöyle konuştu:
"Özellikle iç kesimlerde yüksek sıcaklıklar eylül ayına da sarkacaktır. Temmuzun ikici yarısı, ağustos ve eylül aylarında sıcaklıkların yüksek ve yağışların ortalamanın üzerinde olması, Türkiye'de orajlı (sert rüzgarlar, sağanak, dolu, şimşek ve yıldırımlardan oluşan hava cephesi) ve gök gürültülü hareketleri artıracaktır. Bu durum şiddetli yağışları ve dolu yağışlarını oluşturacaktır. Bu yıl, geçen yıl olduğu gibi meteorolojik doğal afetlerin görülebileceği bir yaz ve sonbahar bizi bekliyor."
"Kuraklık için acilen bir merkeze ihtiyaç var"
Prof. Dr. Orhan Şen, iklim değişiminin yarattığı tehlikeleri önlemek, özellikle susuzluk sorununu çözmek için uzun ve kısa vadede alınacak tedbirlerin belirlenmesi ve uygulamaya konması gerektiğini de kaydetti.
Kuraklığın, meteorolojik kuraklık olarak başladığını, tarımsal, hidrolojik kuraklık olarak geliştiğini ve sosyo-ekonomik kuraklık olarak devam ettiğini ifade eden Şen, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kuraklığı ülke genelinde izleyecek, gerekli uyarıları zamanında yapacak, alınması gerekli önlemleri yetkililere ve kamuoyuna zamanında duyuracak, kuraklık konusunda bilimsel araştırmalar yapacak bir merkeze acilen gereksinim vardır. Şehirlerde altyapı ve imar projelerinin artan doğal afetleri göz önüne alarak güncel şekilde düzenlenmesi gereklidir. Sadece afetler beklenip kriz yönetimi uygulanmamalı, afet öncesinde sürekli olarak zarar azaltma ve hazırlık çalışmaları ile risk yönetimine ağırlık verilmelidir."
"Tarımda suyun yüzde 88'i plansız tüketiliyor"
Türkiye'de tarımda suyun yüzde 88'inin plansız tüketildiğine de değinen Şen, salma sulamadaki yüzde 65'lik kaybın önüne geçecek damlama sulama yönteminin uygulamasının genişletilmesi gerektiğini kaydetti.